YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3144
KARAR NO : 2021/4854
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.09.2017 tarih ve 2014/1012 E. – 2017/205 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.06.2019 tarih ve 2018/596 E. – 2019/1331 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, davacı şirketten kompresör ve otomotiv sanayi girdilerine ilişkin malzemeler satın aldığını, satın alınan ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalının 98.028,99 TL tutarındaki borcunu ödemediği için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firma tarafından onaylanan sipariş formlarından satılan ürünlerin orijinal “deutz” marka motor olduğunun belli olmasına rağmen, davacının “deuzt” ibaresini taşıyan dizel motorları gönderdiğini, davacının sattığı ürünlerin fason olduğunu, bu durumun davalının ticari itibarını etkileyeceğini, davalının iradesinin sakatlandığını, davalının söz konusu ürünleri davacı tarafa ambar vasıtası ile göndererek iade ettiğini, davacının gerekli değişiklikleri yapacağını bildirmesine rağmen ürünleri iade almadığı ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tastiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı, düzenlenmiş olan fatura bedellerinin her iki tarafın da defter kayıtlarında yer aldığı, gerek davacı gerekse davalı şirketin kayıtlarının incelenmesinde davacı şirketin davalı şirketten 98.028,99 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafca davacının kararlaştırılan biçimde edimini ifa etmediğine yönelik iddiada bulunulmuşsa da, davacıdan alınan malların iddia edildiği şekilde “deutz” marka olması gerektiğine dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, bu konuda davalı tarafca, davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna veya söz konusu malların davacıya iade edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin de olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Aydın 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17551 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin asıl alacak olan 98.028,99 TL üzerinden devamına, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının işlemiş faiz alacağına yönelik talebinin reddine ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına göre, davacının mahkemece kabul edilen miktarda alacağı bulunduğunun sabit olduğu, davacının sattığı malların ayıplı olduğuna dair bir ihbar bulunmadığı, malların iade edildiğine dair bir delil de bulunmadığından ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.022,27 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.