Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3029 E. 2021/4917 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3029
KARAR NO : 2021/4917
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/03/2020 tarih ve 2018/616 E- 2020/186 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 21/01/2021 tarih ve 2020/681 E- 2021/97 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 21.09.2012 tarihli dava dışı …’nın asıl borçlu olduğu 300.000 TL‘lik genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını,bu sözleşmeden kaynaklı borcun kapatıldığını, davalı bankanın ihtarnameye konu ettiği borcun dava dışı asıl borçlunun 2018 yılında imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının imza dışında sözleşmede yazılı kısımların kendisine ait olmadığını, borcun kaynağının davacının imzasının bulunmadığı başka sözleşmelere ait olduğunu belirterek 21.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı ile dava dışı … arasında akdedilen 21.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davacının bu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla okuduğunu ve sözleşmedeki tüm şartları kabul ederek imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tabi olduğu 6098 sayılı TBK’nun 583/1. maddesine göre, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi gerektiği, takibe konu yapılan 21.09.2012 tarihli sözleşmedeki kefil olunan miktar kefilin el yazısıyla yazılmadığından davacının kefaletinin geçersiz olduğu, kefil olunan sözleşme gereğince kullandırılan kredi borcundan davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince,6098 sayılı TBK’nun 583/1 .maddesine göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, davalı tarafça açıkça takip konusu borcun kaynağını teşkil ettiği belirtilen 21.09.2012 tarihli sözleşmedeki kefil olunan miktarın davacı kefilin el yazısı ile yazılmadığı, bu suretle davacının kefaletinin geçersiz olduğu ve takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 15.369,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.