YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3452
KARAR NO : 2021/5004
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen 11/08/2020 tarih, 2020/İHK-13241 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı … nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu 15/04/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyeti nedeniyle sigorta şirketine tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 4.500,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvuru sahibinin talebinin kabulü ile, sürekli sakatlık tazminatı ve geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 56.319,00 TL’nin davalı şirketten 12/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile başvuru sahibine verilmesine,karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sigorta şirketi vekilinin yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının,davalıya sigortalı araç sürücüsünün, seyir halindeyken kapının önünde oyun oynarken annesini gördüğü için aniden yola çıkan 5 yaşındaki davacı çocuğa çarpması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalıya sigortalı araç sürücüsü ambulansın arkasından gittiği için kaza tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan, Adli Trafik Bilirkişi Lütfü Varol tarafından düzenlenen 28/05/2019 tarihli Adli Trafik Bilirkişi Mütalaasına göre; kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terkettiği için KTK 81. maddesi kuralını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu;
davacı yayanın kusurunun olduğuna dair herhangi bir bulgu tespit edilemediği için kusurlu olmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafça sunulan, Sigorta Eksperi … tarafından düzenlenen 10/12/2019 tarihli Adli Trafik Bilirkişi Mütalaasına göre; kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK 47/d. maddesinde yer alan “sürücüler trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak,zorunluluk ve yükümlülüklerine uymak zorundadırlar” ve Yönetmeliğin 144/b-1 maddesinde yer alan “sürücüler gelişlerini haber verme,yol ve trafik durumunun icabına göre,karayolunu kullananları uyarma ve geçme halleri içerisinde (korna) kullanmak zorundadır.” kurallarını ihlal etmesi nedeniyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğu;davacı yayanın; KTK 68/c ve Yönetmeliğin 138/d maddelerinde yer alan “Zorunlu halde taşıt yolunda bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunmaları,dikkatsiz hareket etmeleri,oynamaları yasaktır” kurallarını ihlal etmesi nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, küçük yaştaki yayanın kusurunun ebeveynlerine ait olduğu belirtilmiştir.
Soruşturma aşamasındaki ifadelerde; 5 yaşındaki davacının, evlerinin kapısının önünde oynadığı sırada yolun karşı tarafında annesini görünce aniden koşarak annesinin yanına doğru koşmaya başladığı sırada sokaktan geçen davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın davacıya çarptığı beyan edilmiş, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda davalıya sigortalı sürücü hakkında şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı tarafça sunulan 28/05/2019 tarihli rapor ile davalı tarafça sunulan 10/12/2019 tarihli rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden, davacı tarafça sunulan 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları hükme esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan raporlar arasında çelişki bulunmakta olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın, İ TÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve eldeki dosyada bulunan bilirkişi raporları birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 56.319,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 8.121,47 TL vekalet ücreti hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin davacı yararına 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık
Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.