YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2002
KARAR NO : 2021/12006
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 168/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.200,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2016 tarihli ve 2015/204 esas, 2016/6 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/10/2020 gün ve 11865-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2020 gün ve 2020/92272 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 168/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.200,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2016 tarihli ve 2015/204 esas, 2016/6 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle … 13. Ceza Dairesinin 13/09/2018 tarihli ve 2016/17800 esas, 2018/11567 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, karar tarihinde … 4 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 06/10/2015 tarihli duruşmada savunmasının alınması sırasında duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmaksızın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/1. maddesinde yer alan “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.” şeklindeki ve 196/5. maddesinde yer alan “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmayan sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilip, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar
verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 22/10/2015 tarihli celse beyanında duruşmalardan vareste tutulmak istediğini söylemesi nedeniyle (…) 41. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13/01/2016 tarihli ve 2015/204 Esas – 2016/6 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.