YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28349
KARAR NO : 2021/17844
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- … vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18.son maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22. madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenebilmesi koşulları olarak; “daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir.
Gerekçelerin cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın geçmişteki hali ile yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir.
Bu itibarla; sabıkasında engel hali bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışları saptanmayan sanık hakkında ”Dosya kapsamı, elde edilen deliller gözönüne alınarak, sanık hakkında yukarıdaki kanun maddelerinden başka takdiren lehe ve aleyhe kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde TCK’nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun ve TCK’nun 53/1-b bendinde yer alan hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54/1. madde ve fıkrasının gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … lehine maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.