Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/11767 E. 2021/19044 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11767
KARAR NO : 2021/19044
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık ve mağdurun amca – yeğen oldukları ve aralarında anlaşmazlık bulunduğu, olay günü de bu anlaşmazlık sebebiyle mağdurun sanığın ailesiyle birlikte kaldığı ikamete geldiği, ayağının kırık olması nedeniyle çekyatta oturan sanık …’nun üzerine doğru yürüyerek sanığa tokat attığı ve sinkaflı sözler sarfederek hakaret ettiği, odanın camlarını da eliyle kırdığı, sanığın akrabaları olan temyiz dışı sanıkların da mağdur tarafından sanığın darp edildiğini belirttikleri, kolluk görevlilerine somut olaydan bahisle olayın hemen akabinde kavga olduğu anonsu üzerine görevlilerce yapılan tespittte kırılan cam parçalarının bulunduğunun görüldüğü, sanığın aynı gün aldırılan adli rapor içeriğine göre sabit olduğu üzere darp edildiğinin anlaşıldığı olay kapsamında; her ne kadar sanık Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/286 Esas, 2013/552 Karar sayılı dosyasının kovuşturması safhasında aslında mağdur tarafından darp edilmediğini, hakaret edilmediğini, mağdurun alkol almasını bıraktırmak için kızgınlıkla aleyhine beyanda bulunduğunu beyan etmişse de inceleme konusu dosya kapsamında alınan ifadesinde ise mağdurun amcası olduğunu, daha sonradan aile büyükleri vasıtasıyla barıştıklarını bu sebeple sonradan ifadesini değiştirerek onun tarafından darp edilmediğini, hakarete uğramadığını ve camlarına mağdurun zarar vermediğini beyan ettiğini belirtmesi karşısında; sanığın iddialarının maddi vakıalara dayandığı, gerek şüpheli gerekse bilgi sahibi olarak ifadelerine başvurulan kişiler ile sanığın aşamalardaki beyanları ve olay nedeniyle olay yerinde yapılan görgü ve tespit ile aldırılan adli muayene raporu da dikkate alındığında, sanığın şikayet ve beyanlarının suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Anayasa’nın 74. maddesinde yer alan Anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Başkaca tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmayan sanığın suç tarihinden sonra 12.09.2013 tarihinde kesinleşen Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/145 Esas, 2010/197 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.