Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5199 E. 2021/5320 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5199
KARAR NO : 2021/5320
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.11.2016 tarih ve 2015/511 E- 2016/824 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.11.2019 tarih ve 2017/1670 E- 2019/2619 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …. ile davalı vekili Av….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Mine Yücel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Elkotek Grubu ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan krediler nedeniyle davacı bankaya borcu bulunan dava dışı borçlu şirketin davalıdan olan alacağının 1.000.000,00 USD’lik kısmını 11.04.2013 tarihli temlik sözleşmesiyle davacı bankaya temlik ettiğini, davalının 11.04.2013 tarihli yazı ile temlik sözleşmesinin kendilerine ibraz edildiğini ve her türlü takyidattan ari olarak kayıtlarına işlediklerini bildirdiğini, davalı tarafça bu temliknameye istinaden 689.633,00 USD karşılığı toplam 1.322.024,98 TL ödeme yapıldığını, ancak kalan miktar olan 310.367,00 USD’nin ise ödenmediğini, çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının temlik sözleşmesine konu herhangi bir borcu bulunmadığını, zira davalı ile dava dışı Elkotek arasında 04.03.2013 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi ve 25.07.2013 tarihli cari hesap sözleşmesi imzalandığını, cari hesap sözleşmesinin 4.maddesi uyarınca davalı ile dava dışı Elkotek arasındaki alacak ve borçların karşılıklı olarak birbirine takas ve mahsubunun yapılması ve ortaya çıkacak sonuca göre alacağın tasfiye edileceğinin hükme bağlandığını, yine aynı sözleşmenin 5. maddesi gereğince 31.12.2013 tarihi itibariyle hesap mukabatı yapıldığında, müvekkilinin Elkotek’den 52.619,00 USD alacağı kaldığını, tarafların işbu tutar dışında karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları kalmadığını kabul ve beyan ettiklerini, dolayısıyla davacı bankanın davalıdan talepte bulunduğu tarih itibariyle dava dışı Elkotek şirketinin davalı nezdinde bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalının icra takip ve dava tarihleri itibariyle dava dışı firmalara borcunun bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, davalının, dava dışı firmalara borçlu duruma düşmesi halinde davacının talepte bulunabileceği, davacının temlikten kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalı tarafından davacıya hitaben yazılan 11.04.2013 tarihli yazıda; Elkotek A.Ş’nin kendi nezdinde doğmuş ve/veya doğacak alacaklarından 04.03.2013 tarihli modem alım ihalesi işi nedeniyle bir milyon USD’lik kısmının temlik edildiğine ilişkin 11.04.2013 tarihli temliknamenin kendilerine ibraz edildiği ve bu tarih itibariyle her türlü takyidattan ari olarak kayıtlarına işlendiğini, temlik konusu alacak üzerinde daha önceden tesis edilmiş haciz, rehin gibi takyidat mevcut olmadığını, temlik konusu alacağın ödeme tarihlerinde bankanın hesabına ödeneceği bildirildiğinden söz konusu yazı içeriği ile davalı bu miktarı ödeme yükümlülüğü altına girdiği ve davacının bu miktarı istemekte haklı olduğu nazara alındığında ilk derece mahkemesince, söz konusu yazı içeriğindeki kabul gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca istinaf aşamasında işlemiş faiz talebi yönünden bilirkişiden rapor aldırılmış ise de, davacının dava dilekçesinde harca esas değer olarak 310.367,00 USD (814.371,97 TL) asıl alacağı gösterdiği ve “işleyecek mahrum kalınan kar payı ve masraflar hariç” demek suretiyle açıkça işlemiş faizi dava konusu etmediğinden işlemiş faiz konusunda hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile; davalının İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2014/14712 esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin 310.367,00 USD asıl alacak üzerinden bu asıl alacağa 3094 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca %6 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda devlet bankalarınca USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle takip talebindeki diğer koşullarla devamına ve İİK’nın 67/2 maddesi uyarınca alacak likit olduğundan hüküm altına alınan tutarın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı 651.460,33 TL’nin %20’si olan 130.292,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 41.722,31 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.