Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4944 E. 2021/4934 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4944
KARAR NO : 2021/4934
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.03.2019 tarih ve 2019/7 E. – 2019/141 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabından, şirket yetkililerinin talimatı olmaksızın üçüncü kişiye usulsüz olarak ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme nedeniyle oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 164.500.-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ödemelerin, ödemenin yapıldığı hesabı davacı şirket adına açan … isimli kişiye yapıldığını, şayet bu kişi, şirketi temsile yetkili değil ise o takdirde müvekkili ile davacı arasında geçerli bir sözleşmenin kurulmadığını, ancak davacının icazeti ile geçerli bir sözleşmeden bahsedilebileceğini, davacı tarafından hesap açma işlemine icazet verilmiş ise bunun para çekme işlemine verilmiş sayılması gerektiğini, esasen dava konusu işlemlere davacı tarafından icazet verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı şirketin 13.06.2011 tarihli sicil tasdiknamesine göre şirket müdürleri … ve …’nun şirketi temsile müştereken yetkili kılındıkları, 05.07.2011 tarihinde, davalı bankanın …Aziziye Şubesi’nde, şirket müdürlerinden sadece … tarafından şirket adına hesap açıldığı, söz konusu hesaptan 25.07.2011 tarihinden itibaren eski ve yeni şirket müdürleri …, … ve …’ya müteaddit defalar ödemeler yapıldığı, 22.07.2011 tarihinde davacı şirketin ortaklardan … ve … tarafından müştereken temsil ve ilzam edilmesine karar verildiği, ancak bu kararın davalı bankaya bildirildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle söz konusu yetki değişikliğinin davalı banka tarafından bilinmesi mümkün olmadığı gibi, yetki değişikliği sonrasında şirketi temsile müştereken yetkili yeni müdürlerin de münferiden para çekme işlemi yaptıkları, bu işlemler sırasında daha önce … tarafından yapılan hesap açma, para çekme gibi işlemlerden haberdar oldukları ve buna herhangi bir itirazda bulunmaksızın para yatırma ve çekme işlemleri yapmaya devam ettikleri, böylelikle şirketi temsile yetkili ortakların daha önce eski şirket müdürü … tarafından şirket adına münferiden yapılan hesap açma, para yatırma ve çekme gibi bankacılık işlemlerine icazet vermiş oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.