Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2012/11360 E. 2013/11592 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11360
KARAR NO : 2013/11592
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde …,… Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı olan sanık hakkında, görevde bulunduğu camiye yönetim kurulu kararı ile baz istasyonu kurulmasına karar verildiği halde sanığa ait evin bahçesine kurulduğu ve bir dönem toplanan yardım paralarının Derneğin hesabı yerine sanığın şahsi hesabına yatırıldığı iddialarıyla yapılan yargılamada, dosya arasında bulunan ve birbirlerinden farklı sonuçlar içeren çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporları karşısında; bunun giderilmesi için derneğe ait defter ve makbuzlar ile sanık müdafii tarafından ibraz edilen belgeler ile dosyanın kül halinde daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerin katılmayacağı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek sanığın uhdesinde Derneğe ait para kalıp kalmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/f maddesinde de “Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.” hükmünün bulunması karşısında, suç tarihlerinde … Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı olan sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
…/…

-2-
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.