YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1870
KARAR NO : 2021/11434
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar … ve …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ve 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2011 tarihli ve 2010/253 esas, 2011/271 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/12/2020 gün ve 94660652-105-13-16358-2020- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2021 gün ve 2021/2649 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/1. maddesinde yer alan ” Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. ” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanıklar tarafından … ilçesi … Köyü ile … Köyü arasındaki Devlet Demir Yolları’na ait 700 metreye yakın uzunluktaki kabloların kesildiği, kesilen kabloların sanıklar tarafından saklandığı, akabinde kolluk görevlilerince sanıkların yakalandığı olayda, anılan Mahkemenin 26/04/2011 tarihli duruşmasında zararın 393,32 Türk lirası olduğunun tespit edildiği ve bu zararın giderilip giderilmediğinin kuruma sorulduğu, dosya arasında bulunan Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğünün 09/05/2011 tarihli cevap yazısında kurum zararının giderilmediği bildirilmiş ise de, yine dosya arasında bulunan 20/04/2011 tarihli anılan kuruma ait tahsilat fişlerine göre sanıklar tarafından toplam 394,00 Türk lirası olmak üzere ayrı ayrı 197,00 Türk lirası ödeme yapıldığı, bu haliyle mahkemenin zarar tespit miktarına göre sanıkların zararı giderdiği, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanıklar hakkında kurumun zararının karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ve anılan cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin karar verilmiş ise de, mahkemesince tespiti yapılan somut zararın sanıklar tarafından giderildiği nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıka kaydı bulunmayan, cezası ertelenen ve işledikleri nitelikli hırsızlık suçundan kaynaklı zararı karşılayan sanıklar hakkında katılanın zararını gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanıklar … ve … tarafından … ilçesi … Köyü ile … Köyü arasındaki demiryolu hattının yanında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları’na ait 700 metreye yakın uzunluktaki telefon tellerinin kesildiği, kesilen kabloların sanıklar tarafından saklandığı, ihbar üzerine olay yeri yakınında kolluk görevlilerince sanıkların yakalandığı ve suça konu kesik telleri sakladıkları yeri kolluk görevlilerine gösterdikleri, buradan alınan suça konu tellerin Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları personeline iade edildiği olayda; tellerin kesilmesi nedeniyle oluşan zararın tespiti için düzenlenen bilirkişi raporuna işçilik maliyeti de eklendikten sonra ortaya çıkan miktarın, 26/04/2011 tarihli duruşmada 393,32 TL olarak tespit edildiği, bu zararın giderilip giderilmediğinin kuruma sorulduğu, dosya arasında bulunan Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü’nün 09/05/2011 tarihli cevap yazısında kurum zararının giderilmediği bildirilmiş ise de; yine dosya arasında bulunan 20/04/2011 tarihli anılan kuruma ait tahsilat fişlerine göre sanıklar tarafından toplam 394,00 TL olmak üzere ayrı ayrı 197,00 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle sanıkların zararı giderdiği, soruşturma aşamasında gerçekleşen iadenin tellerin kesilmesi nedeniyle oluşan zarar da nazara alındığında kısmi iade olarak kabulünün gerektiği, müşteki kurumdan gerçekleşen kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulup, rıza gösterilmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanması, aksi halde zararın tamamının kovuşturma aşamasında giderildiği nazara alınarak aynı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, zararın giderilmediğinden bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmaması ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde müşteki kurumun zararının giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususu irdelenip 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken; kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla mahkumiyetlerinin olmadığından ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyecekleri konusunda tam bir kanaatin oluştuğundan bahisle 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine karar verildiği halde, erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, “…mağdur kurumun uğradığı zararı tazmin suretiyle gidermedikleri anlaşıldığından…” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 19.07.2011 tarihli ve 2010/253 Esas – 2011/271 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 07/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.