Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/5400 E. 2021/12545 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5400
KARAR NO : 2021/12545
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2012 tarihli ve 2010/102 esas, 2012/42 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 02/05/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27/07/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2015 tarihli ve 2014/84 esas, 2015/125 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/03/2020 gün ve 94660652-105-66-4055-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/03/2020 gün ve 2020/37872 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği kabul edilen nitelikli mala zarar verme suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04/12/2019 tarihli ve 2017/23291 esas, 2019/14345 sayılı ilâmı ile dikili ağaçların sökülmesi suretiyle mala zarar verme suçundan verilen hükmün onanmasına karar verildiği, somut olayda sanığın suç tarihinde müştekilerin evinin bahçe duvarını yıktığı ve üç dikili ağacını söktüğü, söz konusu eylemleri peş peşe gerçekleştirdiği, bu fiillerin hukuki anlamda tek suç oluşturduğu ve bu nedenle iki ayrı mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’nın, karı-koca olan müştekilerin evinin bahçe duvarını yıktıktan sonra müştekilere ait bahçe içerisindeki üç dikili ağacı söktüğü olayda, sanık hakkında aynı müştekilere karşı suç tarihinde peş peşe duvar yıkma ve dikili ağaçları sökme suretiyle gerçekleşen zarar verme eylemleri nedeniyle nitelikli mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararının yanında ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanığın eylemlerinin hukuki anlamda tek suç oluşturup bir bütün olarak 5237 sayılı TCK’nın 152/1-c maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden ayrıca duvarın yıkılması eyleminden dolayı da mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık hakkında duvarın yıkılması eyleminden dolayı mala zarar verme suçu ile ilgili olarak (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 02.02.2015 tarihli ve 2014/84 E., 2015/125 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan sanığın BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.