YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4705
KARAR NO : 2021/23211
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanığa yükletilen 6136 sayılı Yasaya muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi; hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanığa verilen sonuç cezanın adli para cezası olması sebebiyle hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanun aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’nın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak sanık hakkında “5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükmü ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, tanık …’ın yargılamaya konu eylemlere yönelik anlatımının bulunmaması ve suçta kullanıldığı kabul edilen tabancanın ele geçmemesi karşısında, soruşturma aşamasındaki anlatımından olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan tanık …’ın kovuşturma aşamasında ifadesine başvurulmadan sanık savunmasının ne şekilde diğer delillere üstün tutulduğu denetime elverişli olacak biçimde açıklanmadan, eksik incelemeye dayalı olarak sanığın yazılı şekilde silahla tehdit suçundan beraatine karar verilmesi,
2- 1 no’lu bozmaya uyulması halinde, sanığın husumetli olduğu mağdurun kapısının önünde havaya doğru iki el ateş etmesi şeklindeki eylemin bir bütün halinde TCK’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit ve aynı Kanunu’n 170/1-c maddesinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu bu durumda, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, sanığın eyleminin genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu ne şekilde oluşturduğu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre; Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan adli para cezasına hükmedilmiş olması karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’nın temyiz iddiaları yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.