Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/9471 E. 2013/11585 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9471
KARAR NO : 2013/11585
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma, rüşvet verme, fuhuş

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği
düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK’nın 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı ve anılan Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemelerin de sanıklar lehine olmadığı gözetilerek yapılan incelemede:
Sanık …’nün bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik zamanlarda işlediği rüşvet verme eylemi bakımından hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar …, … ve … haklarında fuhuş suçlarından verilen beraet, sanıklar … hakkında rüşvet vermek ve fuhuş, … ve … haklarında fuhuş suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında rüşvet almak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Sanığın bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik zamanlarda rüşvet aldığı anlaşıldığı halde TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
…/…
-2-
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı rüşvet alma suçunu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere sanığın takdiren (cezanın yarısından bir katına kadar) iki sene süre ile 5237 sayılı TCK’nın 53/1 fıkrasındaki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,” şeklindeki ibarenin “sanığın TCK’nın 53/1-a fıkrasında sayılan hak ve yetkilerinin kötüye kullanması suretiyle işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiğinden aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 2 yıl süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar … hakkında rüşvet vermek ve … hakkında rüşvet almak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına ve mahkeme kararına dayalı telefon çözümleri içeriğine göre, Çankaya Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yapan …’nın görevinin gereklerine aykırı hareket ederek … aracılığıyla masaj yaptırması ve menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılan eylemin … bakımından görevi kötüye kullanmak, … bakımından bu suça iştirak etme niteliğinde olduğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.