YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6828
KARAR NO : 2021/5338
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 tarih ve 2019/285-2020/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların 50’şer oranında hisselerine sahip oldukları Dem Şarapçılık Gıda San. ve Tic Ltd. Şti.’nin Koç Bank’tan, 22.12.2005 tarihinde almış olduğu 150.000,00 TL tutarlı krediye müteselsilen kefil olduklarını, nakit parasına davalı tarafından el konulduğu için şirketin kredi borcunu ödeyemediğini, bankanın müvekkili ve karşı tarafa müteselsil kefil sıfatıyla takip başlattığını, alacağın yarısını 27.12.2007 ve 31.12.2007 tarihlerinde iki aşamada ödendiğini, diğer yarısını ise borcun cebri icra baskısına son vermek amacıyla 30.04.2009 tarihinde faiz ve masrafları ile birlikte 106.000,00 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin, davalının yerine ödemek zorunda kaldığı miktar için BK. 496.’ya istinaden rücu amacıyla davalıya Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8251 esas sayılı dosyası ile gönderdiği ödeme emrine davalının, itiraz ettiğini, itirazın asılsız ve haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %40 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kredi borcunun davacının şahsi borcu olduğunu, kredinin kullanılması için bankaya sunulan belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği tarihlerin icra takibinden önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava dışı Dem Şarapçılık adına 150.000,00 TL tutarlı kredi nedeniyle davacının ve davalının müşterek kefil oldukları, davacının hesap kat edilmeden önce kendi payına düşen kısmı olan borcun yarısı 75.000,00 TL’yi 27.12.2007 tarihinde ödediği, davalıya düşen 75.000,00 TL’nin davalı tarafından ödenmemesi üzerine bankaca 75.000,00 TL’lik borcun kat edilmesi ile icra takibine konu edildiği, icra dosyasındaki bu borcun ferileri ile birlikte 106.000,00 TL’lik tutara ulaşmış olduğu, davacı tarafından bu bedelin bankaya yatırılan dekontlar, 04/07/2016 havale tarihli bilirkişi raporu ve 30/04/2009 tarihli ibraname ile ödendiği ispat edildiği, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunmadığından borçtan eşit oranda sorumlu oldukları, davalının payını ödeyen davacının ödemiş olduğu bedeli davalıya rücu hakkı bulunduğu, davacının davalıdan 06.07.2009 takip tarihi itibariyle 106.000,00 TL alacağı olduğu sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8251 E. dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 106.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarının %40’ı oranında (42.400,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.429,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.