YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34456
KARAR NO : 2021/22552
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …, …
KATILANLAR : …, …
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuk müdafisi
KARAR
Tebliğname tarihine, temyizin kapsamına, 6572 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile değişik Yargıtay Kanunu’nun geçici 14. maddesi uyarınca oluşturulan Birinci Başkanlık Kurulu’nun hazırlamış olduğu işbölümü kararına göre;
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 26/12/2017 tarihli 2017/bşk-347 Esas ve 2017/347 Karar, 26/12/2017 tarihli 2017/bşk-360 Esas- 2017/380 Karar, 26/12/2017 tarihli 2017/bşk-323 Esas- 2017/343 Karar sayılı kararları başta olmak üzere diğer istikrar kazanan kararlarında da belirtildiği üzere, Yargıtay Kanununun Ceza Dairelerinin görevini düzenleyen 14/3. maddesinin (a) bendi; “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda açıklamaya itibar edilir” şeklinde iken, 28.06.2014 gün ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesiyle; “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır” şeklinde değiştirilmiştir.
2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca hazırlanıp 22/012015 gün ve 29244 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 02/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 19/012015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü Ortak Hükümler” başlıklı bölümünde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde, 28/06/2014 tarihinden önce düzenlenen tebliğnameler bakımından iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirmeye göre görevli daire belirlenir. Bu tarihten sonra düzenlenen tebliğnameler bakımından ise mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkumiyet dışındaki kararlarda da iddianame veya iddianame yerine geçen belgelerdeki nitelendirme esas alınır” ve “İş bölümünün yürürlüğe girdiği tarih itibariyle düzenlenen tebliğnameler, iş bölümündeki düzenlemeler esas alınarak görevli ceza dairesine gönderilir” hükümleri getirilmiştir.
Diğer yandan Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun istikrarlı kararlarıyla sürdürülen uygulamaya göre, temyiz incelemesine konu olan suçların yaptırım miktarlarında suç tarihinden sonra tebliğname tarihine kadar yapılan değişiklikler dikkate alınıp tebliğname tarihindeki yaptırım miktarları göz önünde bulundurularak görevli ceza dairesi belirlenmeli, çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı belirlenirken de, suçun temel şekline göre hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırlarının eşit olması halinde alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adlî para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
İncelemeye konu olayda; suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında TCK’nın 134/2. İlk cümle uyarınca ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davalarında, Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 29/06/2016 tarih ve 2015/750 esas ve 2016/901 sayılı kararıyla, suça sürüklenen çocuk … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat, diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verildiği, hükümlerin suça sürüklenen çocuk müdafisi ve katılanlar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesinde ” suça sürüklenen çocuk …’nun TCK’nın 134/2-1, 31/3. madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasının talep edildiği 25.08.2015 tarihli iddianamede 18 yaşından küçük olan mağdur …’e ait çıplak fotoğrafın suça sürüklenen çocuk … tarafından diğer suça sürüklenen çocuğa verilmesi suretiyle ifşa edildiğinin iddia edilmiş olması karşısında, iddianamedeki anlatımın içeriğinden TCK’nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 226. maddesinin 5. fıkrasında tanımlanan müstehcenlik suçundan da dava açıldığı… Suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz incelemesine konu edilen fiillere ilişkin iddianamedeki sevk ve anlatımla anlatımda yer alan nitelendirmeye göre suça sürüklenen çocuk … hakkında beraat hükmü kurulan ve iddianamede TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu iddia edilen eylemin aynı zamanda TCK’nın 226/5. madde ve fıkrasında tanımlanan müstehcenlik suçunu oluşturmasına, TCK’nın 226. maddesinin 5. fıkrasındaki müstehcenlik suçunun cezasının, TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezasından daha ağır olmasına, hukuki nitelendirmenin ve buna bağlı olarak görevli dairenin, yanlış ya da eksik belirlenmiş sevk maddelerine ve suç ismine göre değil, vasfı iddianame metninden açıkça saptanabilen suça göre belirlenmesi gerektiğine dair Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun kararlarına göre, 28.01.2020 tarihli ve 31022 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp, 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren ve tebliğname tarihine göre uygulanması gereken 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararı gereğince temyize konu hükümlerin incelenmesi görevi Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait bulunduğu ” şeklinde gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tebliğname tarihi itibariyle iddianamedeki nitelendirmeyle uyuşmayan 12 Ceza Dairesinin görevsizlik kararı gerekçesinde açıklanan “…ukuki nitelendirmenin ve buna bağlı olarak görevli dairenin, yanlış ya da eksik belirlenmiş sevk maddelerine ve suç ismine göre değil, vasfı iddianame metninden açıkça saptanabilen suça göre belirlenmesi gerektiği” şeklindeki başkanlar kurulu kararlarının 28/6/014 gün ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesiyle getirilen değişiklik öncesine ait tebliğnamelere ilişkin olması ve incelemeye konu olayda uygulama imkânının bulunmaması karşısında, katılanlar vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz taleplerinin kapsamı dikkate alınarak, ceza dairelerinin görevinin belirlenmesinde esas alınması gereken hüküm, suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 134/2. ilk cümle uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat hükmü ile suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 134/2. İlk cümle uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen mahkûmiyet hükmüdür.
Yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere; inceleme konusu iddianamedeki sevk maddeleri ile anlatım arasında bir uyumsuzluğun olmadığı, sevk maddelerinin bir yanılgı sonucu değil, aksine bilinçli bir hukuki değerlendirmeye dayalı olarak belirlenmiş olduğu, yerel mahkemece bu sevk maddeleri esas alınarak hüküm kurulmuş olduğu hususları göz önüne alındığında, müstehcenlik suçundan açılmış bir kamu davasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat hükmü yönünden iddianamedeki nitelendirmeye göre, diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı yönünden ise yerel mahkemenin mahkumiyet kararındaki nitelendirmesine göre temyiz incelemesinin 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca yetkili ve görevli olan Yargıtay 12. Ceza Dairesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, meydana gelen görev uyuşmazlığının çözülmesi için dosyanın Yüksek CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULUNA gönderilmesine, 23/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.