YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6289
KARAR NO : 2021/5237
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2017 tarih ve 2015/18 E. – 2017/108 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.07.2020 tarih ve 2017/4721 E. – 2020/1200 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı kuruma ait “PARDUS” işletim sistemi geliştirme projesi kapsamında ‘’Pardus’’ ibaresini ve figürünü marka olarak ilk kez kullananın davacı olduğunu, davacı adına tescilli 2005/08974 ve 2007/67836 sayılı ‘’Pardus’’ ibareli markaların tescil edildiğini, davalının ‘’Pardus’’ projesinin tanıtımı için kendisinden talep edilmeksizin tasarladıkları çizgi film proje önerisiyle davacı ile bağlantı kurduğunu, davalının TPMK nezdinde tescilli 2013/02252 sayılı endüstriyel tasarım tescil ettirdiğini ancak davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın “yenilik” ve “ayırt edicilik” vasfını haiz olmadığını, zira ilgili endüstriyel tasarımın davacı markaları ile benzer olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2013/02252 sayılı endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının onayı ile müvekkilinden 13 bölümlük çizgi film hazırlanmasını talep ettiğini, bu çizgi filmin hazırlık aşamasında iken Pardus Projesi lansmanı yapılacağından davalıdan acil olarak 2 adet 3D kısa film animasyon tanıtım filmi hazırlanmasının talep edildiğini, 2 adet 3D kısa filmin hazırlanarak davacı kuruma teslim edildiğini, dava konusu karakter tasarımının, marka ve tescil hakkının davalıya ait olduğunu, davacı tarafın Pardus logosunun ve çizimin ile davalının talep üzerine tasarladığı karakterin hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, davacı markaları ile davalıya ait endüstriyel tasarımın benzer olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı adına tescilli markanın görüntüsüyle, davalı adına tescilli çizgi film karakteri olarak tescil edilmiş endüstriyel tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılık bulunduğu, davacının markasının üç boyutlu çizgi film karakteri, davalının tasarımının kafadan oluşan şekil olduğu, davalının kötü niyetli olarak tasarımı tescil ettirdiğine dair delil elde edilemediği, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt ediciği olduğu ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan istinaf incelemesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporunda, davacı adına tescilli markalardaki sadece yüz şeklinden ibaret olan logo ile, davalı adına tescilli sadece kafadan ibaret olmayan tasarımdaki, atletik yapıya sahip olan vücudun kafadan oluşan Pardus logosunun çizgi özelliklerini taşımadığı, karakterin Pardus logosu gibi köşeli ve sert hatlardan oluşmadığı, sarı-turuncu tüylerinin olduğu, normal kabul edilen oran-orantılardan daha büyük el ve ayaklarının olduğu, yumuşak konturları olan bir yüze sahip olduğu ve iri, yuvarlak, mavi gözlerinin olduğu tespit edilerek, davacıya ait logodan bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olduğunun mütalaa edildiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 21.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.