YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8736
KARAR NO : 2021/6801
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
1- Sanıkların, katılanın bilgi ve rızası dışında kimlik bilgilerini kullanarak abonelik sözleşmesi düzenleyip GSM hattı çıkardıkları iddiasıyla kamu davasında; her ne kadar bilirkişi raporlarında imzaların sanıklara ait olmadığı tespit edilmiş ise de, abonelik sözleşmesinin sanıkların çalıştığı iş yerinde düzenlendiği, ve suçtan elde edilecek menfaatin de sanıklara ait olduğu gözetildiğinde suçun sübut bulduğu; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki ” Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; usulüne uygun ön ödeme önerisine uymayan sanıkların özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırı,
2- Sanıklara isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “özel belgede sahtecilik (5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet)” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 20.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.