YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10329
KARAR NO : 2021/5426
KARAR TARİHİ : 25.05.2021
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ANKARA 4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
BİRLEŞEN ANKARA 9. TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN 2016/1592 ESAS SAYILI DOSYASI
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun asıl dava yönünden reddine, birleşen dava yönünden tarafların istinaf başvurusunun kısmen reddine, davalının istinaf başvurusunun asıl dava yönünden kısmen reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 21/05/2012 tarihli “Almila Eve Garden Evleri Satış Sözleşmesi” kapsamında 407.500,00-TL bedelle konut satın aldığını ve konutun Ekim 2012 tarihinde fiilen teslim edildiğini, 2014 yılının nisan-mayıs aylarında konutta hasarların meydana geldiğini ve mevcut hasarların büyümekte olduğunu, davalıya 22/08/2014 tarihinde ihtar gönderilerek ayıp ihbarında bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, Çankaya Belediyesinin ihtarı üzerine konutu tahliye etmek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, davaya konu taşınmazın güncel rayiç bedelinin tespitine, 04/06/2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ödenmesine, 04/06/2012 tarihli satış işleminin iptali ile taşınmazın satıcı/davalı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davasında ise uğradığı maddi zararlar ile manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl dava yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile 624.295,50 TL nin tahliye tarihi olan 15/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu Ankara ili çankaya ilçesi 60657 ada 2 parsel B blok 1 nolu bağımsız bölümün davacı adına tapusunun iptali ile davalı … ltd. Şti. adına tesciline, tescil masrafının davalı tarafça karşılanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dosyada davacının davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, davacının istinaf talebinin asıl dava yönünden esastan reddine, davacının istinaf talebinin birleşen dava yönünden kısmen kabulüne; davalının istinaf talebinin asıl dava yönünden kısmen kabulüne; Ankara 4. Tüketici Mahkemesi’nin 12/12/2018 tarih ve 2016/1112 Esas – 2018/578 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, Asıl davada; davacının davasının kısmen kabulüne; dava konusu konutun bedeli 407.500,00.-TL’nin 15/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,dava konusu Ankara İli, Çankaya İlçesi, Alacaatlı Mahallesi, 60657 ada 2 nolu parsel üzerinde bulunan B-Blok, Bodrum Kat, 1 nolu bağımsız bölümün davacı … adına olan tapu kaydının iptali ile davalı … Turizm Mühendislik Otomotiv Tarım Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline, tescil masrafının davalı tarafça karşılanmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, Birleşen davada; davacının maddi tazminat davasının kabulüne; ıslah dilekçesine konu 47.254,00.-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin kararı süresi içinde asıl davanın taraflarınca ve birleşen davanın da davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, asıl davada tarafların tüm, birleşen davada davalı tarafın aşağı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı birleşen davasında, dava konusu ayıplı konut teslimi nedeniyle uğradığı maddi zararın yasal faiziyle tahsilini istemiştir. HMK’nın 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Dosyanın incelenmesinde; davacının maddi tazminat talebini ıslah ettiği, alacağa yasal faiz uygulanması istediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, talep aşılmak suretiyle alacağın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki; anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada tarafların tüm, birleşen davada davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı “ avans ” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “yasal ” ibaresinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
20.070,20 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden birleşen davada davalıya iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 25/05/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.