Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2018/2375 E. 2019/5138 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2375
KARAR NO : 2019/5138
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

Dava, Kurum tarafından düzenlenen prim borçlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece;Davacının davasının kabulü ile ;…. Sosyal Güvenlik Müdürlüğü tarafından 3.184.161 sayılı 21/02/2014 tarihli 90.740,22 TL prim borcuna ilişkin SGK işleminin iptaline, karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanununun 86/6. maddesinde; “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili … mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Diğer yandan hukuk mahkemeleri ile idari mahkemeler arasındaki ilişkin yargı yolu ilişkisi olup bir hukuk davası idare mahkemesinde açılırsa idare mahkemesi kendisine açılmış olan davanın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar vermekle yetinmek zorunda olup kararda davanın belli bir hukuk mahkemesine gönderilmesine karar veremez. Davacı, bundan sonra hukuk mahkemesine yeni bir dava açabilir, ancak bu dava artık idare mahkemesine açılmış olan davanın devamı niteliğinde değildir. Bu nedenle idari mahkemesinde dava açılması ile meydana gelen hak düşürücü sürenin kesilmesi idare mahkemesinde açılan davada verilen kararın kesinleşmesi ile hükümsüz hale gelir. Daha açık bir anlatımla hukuk mahkemesinde açılması gereken bir davanın yanlış yargı yoluna başvurularak idari yargıda açılmış olması hak düşürücü süreyi kesmez.
Dava konusu olayda, davacının talebi, “ kurumca düzenlenen ek aylık ve prim belgeleri doğrultusunda 2009/10 uncu aydan 2010/10 uncu aya kadar tahakkuk eden 90.740,22 TL prim borçlarının iptaline ilişkindir.”
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, … … Şeker fabrikası personel taşıma ihalesi yoluyla personel taşımacılığı ihalesi alan davacının personel taşıma araç ve sürücü isim listesinin kuruma gönderildiği, şikayet üzerine yapılan denetim sonucu kurum 31/10/2013 tarihli raporuna istinaden 26 kişi adına 07/10/2009-03/11/2011 arası dönemlere ilişkin aylık prim belgelerinin resen tanzim edildiği, , davacı şirketin bu işleme yaptığı itirazının Kurumun 09/06/2014 tarih ve 46 sayılı Komisyon Kararı ile reddedildiği, söz konusu red kararının davacıya 30/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ilk olarak … 2.İdare Mahkemesinin 2014/649 E. dosyasında prim borcu ve idari para cezalarının iptali nedeniyle dava açtığı, İdare Mahkemesince, 10/07/2014 tarihinde idari para cezalarının iptaline ilişkin işleme ve prim borcu itirazının rededilmesi işlemine iki ayrı dava açılması gerekçesiyle dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanununun 86/6. maddesi gereğince davacının itirazının reddine ilişkin Komisyon kararının tebliğinden itibaren bir ay içerisinde yetkili … mahkemesine başvurması gerektiği halde İdare Mahkemesinde dava açtığı anlaşıldığından, … 2.İdare Mahkemesinin 2014/649 E. sayılı dosyası getirtilip davanın söz konusu hüküm gereğince 1 ay içerisinde açılıp açılmadığı ve 1 ay içerisinde açıldığının anlaşılması halinde ise İdare Mahkemesinin kararının kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı Yasanın 20/1.maddesi gereğince, 2 hafta içinde eldeki davanın açılıp açılmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.