YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13603
KARAR NO : 2021/10835
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 556 sayılı KHK’ya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin şikayeti üzerine, sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde 04/02/2015 günü yapılan aramada; yaka ve karton etiketlerinde “… ” ibaresi yazılı olan ve katılan adına tescilli 176460 ve 2008-43714 numaralı ekose desenli şekil markaları taklit edilerek üretildikleri iddia edilen toplam 83 adet tekstil ürününün ele geçirildiği, alınan bilirkişi raporlarında suça konu ürünler ile katılana ait orijinal ürünler karşılaştırılarak, suça konu ürünlerin katılanın … veya … tescil numaralı markaları ile iktibas edilmek suretiyle kullanıldığının tespit edildiği ve yapılan yargılama neticesinde sanığın (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A-1 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Marka birden çok unsur içerdiği takdirde markanın asıl unsurunu, bütünü itibariyle görünüşü ve ayırt ediciliğini vurgulayan imaj oluşturur. Dosyada mevcut orijinal ve taklit olduğu iddia edilen ürünlere ait renkli fotoğrafların incelenmesinde; suça konu ürünler ile orijinal ürünler arasında renk, genel görünüm ve insan duyularında bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas oluşturmayacağı, aksi kabulün tüm ekose desenli kumaşların katılanın tekeline bırakılacağı sonucunu doğuracağı, kaldı ki suç konusu olduğu iddia edilen gömlek üzerine işlenmiş etiket ile ayrıca karton etiket üzerinde ayırıcı nitelikte sanığın “… ” markasının kullanıldığı ve bu durumun hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmayacağı da gözetilerek, sanığın beraati yerine, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.