YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2647
KARAR NO : 2021/9335
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde; sanığın tarımsal sulama kuyusundaki trafodan kaçak elektrik kullandığı, katılan kurumun vergili cezasız zararı tespit edilip ödemesi için ihtar da bulunulmadığı, sanığın iddianame tarihi olan 17.03.2016 tarihinden sonra 03.05.2016 tarihinde katılan kurumun talep ettiği tüm zararı karşıladığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcılığının kovuşturma şartını yerine getirmeyip yapması gereken ihtaratı yapmaması sebebiyle hakkında kamu davası açılan ancak iyi niyetini gösterip kovuşturma aşamasında tüm zararı karşılayan sanığın da soruşturma aşaması için tanınan yasal imkandan yararlandırılarak, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karardan bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesi tarafından gönderilmesine, 28.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.