Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6792 E. 2021/6769 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6792
KARAR NO : 2021/6769
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma

Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.05.2010 tarihinden, hükmün açıklanmasına neden olan ikinci suçun işlendiği 05.10.2013 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede:
1) Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun biçimde icra edilmiş mühürleme işleminin bulunması gerektiğinden, 15.05.2009 tarihli mühürleme tutanağında “borçtan kesme ve sayaç sökme” ibaresinden başka sayacın mühürlendiğine dair bir ibarenin ve 03.06.2009 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağında ise mührün bozulduğuna dair bir tespitin bulunmaması karşısında, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından; tutanaklarda imzaları bulunan görevliler tanık olarak dinlenip … Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye müzekkere yazılarak sayaç üzerinde mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2) Kabule göre de;
a-)UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada; sanık hakkında 22.06.2009 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/169 Esas ve 2009/276 Karar sayılı ilamıyla, sanığın TCK’nin 203/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin ve denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle bu kararın da ihbara konu edildiğinin anlaşılması karşısında, aynı yere ilişkin farklı tarihlerde işlenen mühür bozma suçlarının, düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme mühür bozma suçunu oluşturacağı; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/123 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, daha evvel zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak kesinleşen hükme konu filler de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümleri uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınarak; mümkünse anılan dava dosyasının bu dosya ile birleştirilmesi, mümkün değilse dava dosyasının getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, suç ve iddianame tarihlerine göre, mükerrer dava olup olmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b-)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.