YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/8812
KARAR NO : 2010/10045
KARAR TARİHİ : 24.12.2010
KARAR
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Manyas Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.02.2007 gün ve 2004/122 Esas, 2007/14 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi Üst C.savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosyada mevcut nüfus kaydına nazaran mağdure … ‘in “…” olan soyadının “… ” ve 08.01.1990 olan doğum tarihinin de 1989 olarak karar başlığında hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden; yaşı küçük sanık hakkında 25.01.2006 ve 21.02.2007 günlü oturumlar dışındaki duruşmaların gizli yerine açık yapılması ise telafi imkanı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sırasında nüfusa kaydedildiği anlaşılan mağdurenin dosyada mevcut rapor ve kemik grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu’na sevkinin sağlanarak suç tarihinde kaç yaşında olduğunun bilimsel şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, radyoloji uzmanının da bulunmadığı … Karahan Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu’nca tanzim olunan 03.06.2005 günlü, mağdurenin klinik ve radyolojik olarak 15 yaş civarında olduğuna ilişkin yetersiz raporuna dayanılarak eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
15.7.2005 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25/1 ve geçici 1/3. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılamayacağının nazara alınmaması,
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve üzerine atılı suç için öngörülen ceza miktarı nazara alındığında hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sabıkasız oluşu, geçmişi ve yargılama sürecindeki davranışları gözetilerek cezası ertelenen sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ve sadece “şartlar oluşmadığından” bahisle 5395 sayılı Kanunun 23. maddesinin uygulama dışı bırakılması,
-2-
Kanunu aykırı, Üst C.savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı Gibidir. BAŞKAN
Yz.İş.Müdürü …
…