YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6162
KARAR NO : 2021/4521
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ : L BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2017 tarih ve 2015/1700 E- 2017/1250 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 18/02/2020 tarih ve 2018/604 E- 2020/217 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İtalya’da faaliyet gösteren kimyasal ürünler üreten bir firma olduğunu, davalı tarafından gönderilen siparişlere uygun olarak davalıya kimyasal ürünler satıldığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı toplamı 465.716,75 Euro’nun müvekkiline ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin 2015/10584 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin 2015/10584 esas sayılı dosyasına itirazının iptali ve takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile uzun yıllara dayanan ticari ilişki içerisinde olduklarını, müvekkilinin Türkiye’de davacının distribütörlüğünü yaptığını, 2015 yılından itibaren davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek müvekkilinin siparişlerine cevap vermediğini, dava konusu alacak için müvekkiline ihtarname gönderdiğini, ihtarnameye karşı cevap verildiğini, dava konusu icra takibine konu edilen fatura borçlarının müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığını, davacının bedellerini tahsil ettiği faturalara yönelik icra takibi yaptığını savunarak, davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının alacak talebini açıkça takip eki belgede de belirtildiği gibi ödenmeyen faturalara dayandırdığı, cari hesap ilişkisine dayanmadığı, dosyaya delil olarak ibraz ettiği apostil şerhli defter ve kayıtlarında 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olup davalı ödemelerinin bu defterlerinde kayıtlı olduğu, öte yandan bilirkişi heyeti kök raporunda davalının her bir ödemesinin neyin karşılığı yapıldığının da açıkça gösterilmiş olup davacının takipte dayandığı faturaların ödenmediği yönündeki iddiasını ispat edemediği, faturalardan ötürü davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine; davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu saptanamadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.