Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3030 E. 2021/4436 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3030
KARAR NO : 2021/4436
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2017 tarih ve 2014/1089 E. – 2017/1316 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/479 E. – 2019/691 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona erdiğini, intifa hakkının süre bitimine kadar süreceği inancı ile davalıya ödenen intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin miktarının güncellenmiş değerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek 39.727,00 TL intifa hakkı bedeli, 121.304,00 TL kalıcı yatırımlar bedeli toplamı olan 161.031,00 TL’nin Rekabet Kurulu kararının yayınlandığı 12.03.2009 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bayilik sözleşmesinin 13/03/2008 tarihinde imzalandığını ve 13.03.2013 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacının bahsettiği yatırımların sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğunu, talep edilen bedelin ve faizin fahiş olduğunu, mahkemece bedel iadesine karar verilecek ise de sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak “yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim” ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların mahallinde yapılan keşif ile belirlenen rayiç değerinin 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL’nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde intifa hakkının terkini ile ilgili olarak “yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim” denildiğinden intifa bedeline yönelik talebin reddedilmesinin yerinde olduğu, sabit yatırımların davalıya ait taşınmaz üzerine davacı tarafından yaptırılmış olması nedeniyle ve keşfen yapılan inceleme ile davalının bu yatırımları kullanarak ticarete devam ettiği dolayısıyla bu yatırımların taşınmaza değer kattığının bu nedenle bakiye süreye isabet eden kalıcı yatırım bedelinin davalıdan talep edilebileceği, sözleşmenin feshi tarihinde davalının elinde kalan bedele hükmedilmesinde ve davalının kötü niyetli zenginleşen olmaması nedeniyle temerrüt faizi talebi için ihtar gerekmekte ise de davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faize hükmedilmesini kabul etmesi ve mahkemece bu hususun gözetilmesi karşısında taraf vekillerinin istinaf isteklerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona ermesi sebebiyle bakiye intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin alacak davasıdır. Davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin tarafı dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu gibi dosya içeriğinde bulunan kalıcı yatırım bedelinin hesabına esas alınan ve mahkemece de benimsenen 20.03.2014 tarihli “Teslim Alınmamış Malzemeler Tutanağı” başlıklı belgede, “yukarıdaki belirtilen malzemelerin bedelini Total A.Ş.’ye ödeyeceğini belirterek alınmamıştır.” yazılı olup, bu kalıcı yatırım bedeline ilişkin talebin dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle davalı hakkındaki kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi ve bu husustaki istinaf isteğinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğine yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, bozma nedenine göre tarafların kalıcı yatırım bedeline yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.