Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4148 E. 2021/5289 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4148
KARAR NO : 2021/5289
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.12.2019 tarih ve 2018/542- 2019/649 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının borç para vermesi karşılığında davalıdan 2 adet çek aldığını, borcun ödenmemesi üzerine çeklerin takibe konulduğunu, davacının talebi üzerine İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından icranın geri bırakılmasına karar verilmesiyle takibin semeresiz kaldığını, çekler zamanaşımına uğramış ise de temel ilişkinin zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek, 31.500,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıyı tanımadığını, borç para alışverişinin söz konusu olmadığını, 2005 yılında bazı kambiyo senetlerinin kaybolduğunu, davaya konu çeklerin de bunlardan olabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Türkiye İş Bankası’nın, keşidecisi Giz İzolasyon İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. olan çek numarası 3135040, lehtarı … olan 20.000,00 TL bedelli 20.02.2005 keşide tarihli ve aynı bankaya ait aynı keşideciden çıkan …çek numaralı 11.500,00 YTL bedelli 05/04/2005 keşide tarihli çeklerden kaynaklı olarak alacak talebinde bulunduğu, çeklerin TTK’nın 726. maddesine göre zaman aşımına uğradığı hususunda tereddüt bulunmadığı,bu hususun Yargıtay denetiminde de bozma nedeni yapılmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre zaman aşımına uğramış kambiyo senetlerinin HMK 202. Maddesine göre yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğundan, kambiyo senetlerinin veriliş sebeplerine dayanılmış ise esas ilişkinin tanık delili ile ispatının caiz olduğu, davacının dava dilekçesinde karz ilişkisine dayandığı, bu bağlamda tanık deliline de dayandığı, önce davacı tanığı …’ın dinlendiği, bilahare bozma üzerine tanık …’ın dinlendiği,ilk dinlenen tanık …’ın beyanlarının genel itibariyle taraflar arasındaki cari işlemlerin genel olarak betimlenmesine münhasır olduğu, somut olarak dava konusu iki adet çekin, davacı tarafından davalıya borç olarak verilen bir para olduğunu gözleme dayalı olarak aktaramadığı, her ne kadar kredi çekildiğinden bahsetmiş ve davalının davacıdan 20.000,00 TL aldığını beyan etmiş ise de bu kredinin neye münhasır çekildiğini, 20.000,00 TL’nin borç mahiyetinde olup olmadığını somut olarak ifade edemediği, bununla beraber birkaç banka ile birlikte çalışıldığı için hangi çeke ilişkin olduğunu da beyan edemediğinden beyanlarına itibar edilmediği, öte yandan bozma sonrası dinlenen tanık …’ın ise dava konusu çeklere ilişkin herhangi bilgi ve görgüsünün olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafın yemin deliline de başvurmadığından davalı ile olan olduğu iddia edilen esas ilişkiyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.