YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10146
KARAR NO : 2021/12386
KARAR TARİHİ : 17.09.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Müteveffa …’ın intihar olayı hakkında yürütülen soruşturma evresi sonunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/11/2020 tarihli ve 2019/10948 soruşturma, 2020/6549 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 20/11/2020 tarihli ve 2020/4406 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, … ile … isimli şahsın olay tarihinden bir müddet önce tanışarak arkadaş oldukları ve bir müddet sonra da evlenmeye karar vererek 13/05/2016 tarihinde dünya evine girdikleri, evlilikleri süresince dönem dönem tartışmalar yaşayan tarafların bu evliliklerinden … isminde müşterek bir de çocuklarının dünyaya geldiği, 26/10/2019 tarihinde ise …’ın birtakım ailevi nedenlerden …’ı da yanına alıp müşterek ikameti terk ederek babası olan … ‘ın evine gittiği, o sırada polis memuru olarak görevi başında olan …’ın ise mesaisinin bitimini müteakip müşterek ikametlerine döndüğünde …’ın evi terk etmiş olduğunu öğrenmesi sonrasında … ile iletişim kurarak geri dönmesini isteyip kendisini iyi hissetmediğini de bildirerek intihar etmeyi dahi düşündüğünü söylediği, …’ın ise müşterek çocukları için yaşaması gerektiğini söyleyip gelmeyeceğini bildirdiği, olay günü ise …’ın kayın babası olan … ‘a ait olup Ziraat Mahallesi … Caddesi Gümüşevler Sitesi A-1 Blok No:42/4 Merkez/Kütahya sayılı adreste bulunan eve gelerek …’dan müşterek evlerine dönmesini istediği, ancak …’ın bu teklifi reddetmesi nedeniyle … ‘ın kendisine ait beylik silahını bulunduğu yerden çıkartarak intihar etmeye çalıştığı, ancak bu duruma o sırada ikamet içerisinde bulunup …’ın kardeşi olan … tarafından mani olunduğu, bir müddet sonra ise bu ev içerisinde bulunanlarla konuşup sakinleştiğini söyleyen …’ın gitmek istediğini bildirerek beylik silahını istediği ve silahı alıp tekrardan evin koridor kısmına geçerek burada bulunan lavabo önünde bu silahı baş bölgesine dayayıp intihar etmeye çalıştığı, durumu görüp aynı ikamet içerisinde olan … ile … ‘ın …’a mani olmak istedikleri, ancak o sırada …’ın tetiğe basarak intihar ettiği iddia edilen olayla ilgili, herhangi bir kişinin kusur veya kastının bulunmadığı, ölen …’ın kendi rıza ve isteği ile içerisinde bulunduğu bir takım ailevi nedenlerle beylik silahı ile intihar ettiği, kaldı ki …’ın olay günü silahının içerisindeki mermilerin büyük bir kısmını boşaltıp hazırlayarak iki adet mermi ile olay mahalline gittiği ve olay sonrası cüzdanından ele geçen intihar mektubunda da bu sorunları dile getirdiği, diğer yönden … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27/03/2020 tarihli uzmanlık raporlarında söz konusu mektubun ölenin elinden çıktığı kanaatine varıldığının belirtildiği ve …’dan alınan swap örneklerinde atış artıklarına rastlandığının anlaşıldığı, … ‘dan alınan swap örnekleri ile kıyafetleri üzerinde yapılan incelemede tespit edilen atış artıkları yönünden yapılan değerlendirmede ise bu durumun … ‘ın… ‘a engel olmaya çalıştığı andaki yakın teması nedeniyle meydana gelmiş olabileceği, nitekim aksine bir delile de ulaşılamadığı gibi oluş ve kabulün de bu şekilde olduğu, olayda …’ı intihara azmettiren, teşvik eden, intihar kararını kuvvetlendiren veya yardım eden kimsenin bulunmadığı, bu kapsamda ortada kamu adına takibatı gerektirir bir suç ve suçlunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Adalet Bakanlığı Kütahya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 24/02/2020 tarihli ve 2019/1022 sayılı raporunda müteveffanın ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak sol kulak sayvanı arkasında (temporal kemik alanı üzerinde) kulak sayvanı üst kısmının 1 cm solunda (etrafındaki alanda) üst kısımda 1 cm eninde alt kısmında 0.5 cm eninde is alanı bulunan 1 adet ASMÇ giriş yarası olduğu, kafada sol oksipital kulak sayvanı üst kısmının 8.5 cm solunda 1 adet ASMÇ yarası bulunduğu ve atışın yakın olduğu şeklindeki değerlendirmeleri nazara alındığında, müteveffanın söz konusu eylemi ancak sol eliyle gerçekleştirebileceği, ancak müteveffanın sol elini kullanıp kullanmadığına yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığı, … ‘ın 28/10/2019 tarihli kollukta alınan beyanında ”… Eniştem evin giriş kapısına 5 metre karşı istikametinde bulunan tuvalet kapasının önüne iki dizini kıvırarak oturdu sağ elini kolu ile birlikte yere dayadı ve sol elinde bulunan horuzu kurulu tabancısını sol göz hizası şakak kısmına dayadı. İşaret parmağı tetikte idi. Eniştem hiçbir şey demedi. Babam arkadan gelip eniştemin sırt kısmına eğildi ve iki eli ile birlikte arkadan eniştemin koltuk altından onu kaldırmaya çalışırken ben de eğilerek sol elim boşta sağ elimle eniştemin sol el kısmını tutarak silahı eniştemin dayadığı bölgeden uzaklaştırmaya çalıştım. Babam eniştemi kaldıramadı. Eniştem direndi ancak bir şey demiyordu. Eniştem halen sol elindeki silahın namlusunu sol göz hizası şakak kısmına dayalı tutuyordu. Ben onun sol elinde bulunan silahı onun şakak kısmından uzaklaştırmak için 1-1.5 dakika uğraştım. Başaramayınca silahı almak için başka bir yol denemek amacıyla sağ elimi eniştemin kolundan çektim. Eniştemin silah tutan sol eli ve kolu boşta kaldı. Bu anda silah bir anda ateş aldı. Eniştem silahı uzaklaştırmaya çalışırken silaha hiç dokunmadım…” şeklindeki beyanı ile anılan adli tıp raporunda tabancının tutuş şekli ile merminin giriş ve çıkışı arasında tutarlılık bulunmadığı değerlendirilmekle, söz konusu gerçekleşen olaya ilişkin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması ile sonucuna göre hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19/04/2021gün ve 94660652-105-43-1780-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 20/11/2020 tarihli ve 2020/4406 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.