YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4920
KARAR NO : 2021/10430
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, bu ek kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … İli … İlçesi … Mahallesinde kain 121 ada 225 (eski 53) parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama çalışmaları sonucunda taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, taşınmazının yüzölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: davanın kısmen kabulü ile … İli … İlçesi … Mahallesi 121 ada 225 (eski 53) parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağının 08/09/2016 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (EK-2) A harfi ile gösterilen kırmızıya boyalı 1.170.26 m2 lik alanın eklenmesi suretiyle 2.521.99 m2 yüzölçümlü olarak düzeltilerek tapu kütüğüne aktarılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş, hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf dilekçesi HMK’nin 341/2. maddesi uyarınca kararın miktar yönünden kesin olduğundan bahisle reddedilmiş, bu kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, dava değeri itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Mersin Kadastro Mahkemesinin 2015/56 Esas, 2016/225 Karar sayılı 29/9/2016 tarihli kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesinin, kararın temyize tabi olmadığına ilişkin ek kararının ve İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinafa tabi olmadığına ilişkin ret kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının istinafa tabi olmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ret kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin esasa ilişkin kararının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.