YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6742
KARAR NO : 2013/21703
KARAR TARİHİ : 29.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2011/117-2012/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın kredi müşterisi olup kredilerini düzenli şekilde ödediğini, 2010 yılı Nisan ayında ödeme yapmak istediğinde davalı banka tarafından “2010 yılı Mart ayından itibaren ödemelerde yapılandırılmaya gidildiği, buna göre aynı faizle vade uzatımı yapılacağı ve yeni ödeme dökümünün bildirilmesinden sonra ödeme yapılması gerektiği”nin bildirildiğini, şifahi bildirimden sonra müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadığını, bu süreçte kredi borçları ödenmediğinden bahisle TCMB’ye ihbar edildiğini haricen öğrendiklerini, bunun üzerine davalıya gönderdikleri 17.01.2011 tarihli ihtarnameye de cevap verilmediğini, “hiçbir bildirim yapılmaksızın TCMB’ye yapılan bildirim nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini ileri sürerek, TCMB’ye yapılan bildirim sebebiyle meydana gelen muarazanın men’i ile müvekkilinin uğradığı itibar kaybından dolayı 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ödeme düzensizliğinin yasal mevzuat kapsamında TCMB’ye bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kredi taksiti ödemelerindeki gecikmeler nedeni ile kredi hesaplarının idari takiple izlendiği, davacı şirketin kullandığı kredinin yeniden yapılandırıldığı, 01.11.2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmelik uyarınca TCMB’ye bildirimde bulunulduğu, davalı bankanın uygulamasında davacı şirketin itibarını zedeleyici bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.