YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1406
KARAR NO : 2021/23934
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık … müdafisi tarafından hakaret suçuna ilişkin temyiz talebinin, verilen cezanın kesin nitelikte olması nedeniyle Mahkemece temyiz isteminin reddine dair verilen ek karara karşı verilmiş bir temyiz dilekçesinin bulunmadığı, 13/07/2015 havale tarihli dilekçenin ise Adalet Bakanlığı’na hitaben yazılan kanun yararına bozma talepli bir dilekçe olduğu,
Anlaşıldığından, sanık … müdafisinin tebliğnameye aykırı olarak,hakaret suçuna ilişkin talebi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B- Sanık müdafisinin tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından, o yer Cumhuriyet Savcısının ise tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz taleplerine gelince:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın katılan … Çanak’ı ayrıldığı işyerinde içeride kalan maaşını istemek için aradığını söylemesi ancak tehdit ettiğini kabul etmemesi karşısında, üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair müştekinin soyut iddiası dışında, cezalandırılmasına yeterli ve somut delil olmadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi
2- Katılan … Çanak’ın ifadesinde sanığın kendisini yaklaşık 40 kez arayarak rahatsız ettiğini iddia etmesi ancak sanığın bu suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanık ile katılan arasındaki telefon görüşme dökümleri getirtilerek, sanığın katılanı ne sıklıkla ve hangi sürelerde aradığı tespit edildikten sonra, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda aranan “ısrar” öğesinin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
3- Kabule göre de,
a- Suç tarihi itibariyle, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu uzlaşma kapsamında olmadığından, yapılan uzlaşma işlemleri bu nedenle de geçersiz olup, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, anılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alındığından, somut olayda CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı ve dolayısıyla 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca her iki suç yönünden usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b- Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise, 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 E. 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar vermesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden,sanık … müdafisinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.