YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18007
KARAR NO : 2021/5286
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … Komutanlığı vekili Av…. tarafından, davalı … vd aleyhine 04.01.2013 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.02.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan …, …, …, …, …, … ve … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Hükmüne uyulan Dairemizin 11.03.2019 gün, 2018/355 E- 2019/1350 K sayılı ilamı ile “..haksız fiil nedeniyle zarara uğrayan bir kamu kurumu ise, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, kurum adına dava açmaya emir vermeye yetkili kişi ya da organın, zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kurum tarafından zararın takip edilebilir aşamaya gelmesi ancak bu şekilde gerçekleşir. Davacı kamu kurumu niteliğinde olup, yürütülen soruşturma sonucunda, 25/12/2012 tarihli makam oluru ile kurum zararının davalılardan tahsili hakkında yasal işlemlerin başlatılmasına izin verilmiştir. Şu halde; zamanaşımı başlangıcının kurum “olur” tarihi olarak esas alınması gerektiğinden dava tarihi olan 04/01/2013 itibariyle 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan söz edilemez. Kaldı ki davalılardan …’ın usulüne uygun bir zamanaşımı defi de bulunmamaktadır. Şu durumda, davanın esasının incelenmesinin gerektiği…” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vasisi, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
1.Davalılardan … vasisi …’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davalı …’nun 04.11.2019 tarihinde vefat ettiği UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen ilk karar adı geçen davalı tarafından temyiz edilmemiş, davacının da adı geçen davalıya yönelik temyiz itirazları Dairemizce reddedilmiş; bu şekilde hakkında verilen hüküm kesinleşmiştir. Vesayet, ölümle son bulduğundan yetkisiz kişi tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılardan …’nın temyiz itirazlarına gelince:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar, sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği ve karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı bir kısım davalı bakımından ıslah beyanını içeren dilekçe ile talep konusu miktarı arttırmıştır. Ancak yukarıda belirtilen kanun maddesi gereği usulüne uygun olarak davalılardan …’ya ıslah dilekçesi tebliği yapılmamış olup adı geçen davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir. Şu durumda mahkemece, ıslah dilekçesinin adı geçen davalıya tebliği ile davalının hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına imkan verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davalılardan … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer davalıların tüm, davalı …’nın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalılardan … vasisi …’nun temyiz dilekçesinim (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … vasisi …, …, …, …, …, … ve …’e geri verilmesine 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.