YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4323
KARAR NO : 2021/6154
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat ve tedbir nafakasının artırılması davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkeğin, kadının tedbir nafakasının artırılması davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 44. maddesi ile 6100 sayılı Kanuna eklenen Ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının(HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle bu miktar “78.630,00 TL” olarak belirlenmiştir.
Somut olayda davalı-davacı kadının yıllık toplam 900 TL tutarındaki tedbir nafakası artış talebinin kabulüne karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince tedbir nafakası davası yönünden verilen karar kesindir. Bu nedenle, davacı-davalı erkeğin tedbir nafakasının artırılması davasının kabulüne dair temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, boşanmaya sebebiyet veren vakıaların tazminat talep eden eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması zorunludur. Davacı-davalı erkeğin bölge adliye mahkemesince kabul edilen fiili ayrılığa neden olma, eşini istemediğini belli edip evden ayrılma, eve dönmeme ve ortak çocuğun düğününde maddi destek olmama kusurlu davranışları davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmamıştır. O halde, davalı-davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı-davalı erkeğin, kadının tedbir nafakasının artırılması davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda (3.) bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi ile kararın yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.16.09.2021 (Prş.)