Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/11626 E. 2013/15422 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11626
KARAR NO : 2013/15422
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2013 tarih ve 2013/86-2013/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın kredi müşterisi olan borçlulardan 250.000,00 TL bedelli bono sebebiyle toplamda 147.620,25 TL alacaklı olduğunu, borca ilişkin olarak ihtarname çekildiğini, borçluların ödeme yapmadıklarını ileri sürerek; borçluların taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiş; mahkemece, talebin kabulüyle, 147.620,25 TL bedelli alacağın tahsili için borçluların taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, ihtiyati haciz kararına istinaden 26.03.2013 tarihinde müvekkillerinin yokluğunda fiili ihtiyati haciz yapıldığını, verilen ihtiyati haciz kararına görev yönünden itiraz ettiklerini, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi’nin görevli olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İtiraza ilişkin iş ve işlemler ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemenin “Değişik İş” esasından devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati hacze itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde, ihtiyati hacze itiraz edenler olarak Bostanlar Kerestecilik A.Ş., …. ve …’ın gösterildiği ve bu kişiler adına vekillerince itirazda bulunulduğu halde, gerekçeli karar başlığında davacı olarak sadece Bostanlar Kerestecilik A.Ş. ye yer verilmesi, diğer şahısların isminin yer almaması doğru olmamıştır.
3- İhtiyati haciz talebi, mal varlığı hakkına dayalı bir talep (iş) niteliğinde olup 6100 sayılı HMK’nın 2/1. maddesi uyarınca, gerek anılan kanunda ve gerekse de 2004 sayılı İİK’nda aksine bir düzenleme söz konusu olmadığından, bu nitelikteki talepler bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk ve/veya TTK’nın 4. ve 5. maddeleri gözetildiğinde asliye ticaret mahkemesi olduğu, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca görevli mahkemede talebin incelenmesi sırasında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği açıktır. Bu durumda mahkemece yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne ve sonuçta ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.