Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6185 E. 2021/5034 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6185
KARAR NO : 2021/5034
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2018 tarih ve 2018/65 E. – 2018/408 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.06.2020 tarih ve 2019/171 E. – 2020/507 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Alumıl” ibaresini 06 ve 17. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvurduğunu, başvurunun 2017/73577 kod numarasını aldığını, Türk Patent’in başvuruyu dava dışı Alunef Aluminyum Sanayi A.Ş. adına tescilli 2005/29173 kod numaralı ve “alumil” ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca 06. sınıf yönünden kısmen reddettiğini, kısmi red kararına itirazda bulunduklarını, itirazlarının YİDK’in 2017-M-11303 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, marka ibarelerinin benzemediğini, davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2017-M-11303 sayılı kararının iptaline, başvurunun çıkartılan emtia bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların 6769 sayılı SMK madde 5/1-ç bendi anlamında benzer olduklarını, redde dayanak markaların kapsadığı mallar ile başvurunun kapsamındaki malların aynı/aynı tür olduğunu, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının sunduğu delillerden davacı … davalı şirketlerin YİDK kararından önce davacı şirketi mukim olduğu Yunanistan ülkesinde birleşmiş olduğunun anlaşıldığı, müşteriler açısından markaları ayırt edilmesi gereken iki ayrı marka ve bu markaların sahibi olan iki farklı teşebbüs olmadığı, tek bir teşebbüsün iki ayrı markasının söz konusu olduğu, davacı şirket tarafından itiraz sürecinde sunulan delillerin YİDK tarafından incelenerek Yunanistan kanunlarının ülkemizde geçerli olmayacağı tespitinin yapıldığı ancak davacının Yunanistan’da yürürlükte olan bir kanun veya mevzuat nedeniyle ülkemizde tescil talep etmediği, merkezleri Yunanistan olan şirketlerin birleştiğini öne sürdüğü, birleşmeye ilişkin resmi sicil kayıtlarının noter tasdikli çevirileri ile önceki markanın tasfiye olduğuna ilişkin delillerin de sunulduğundan birleşmeye ilişkin iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının kısmi red kararına mesnet aldığı Alunef Alüminyum A.Ş. ile davacı şirketin 31.12.2010 tarihinde Yunanistan ülkesinde birleşmiş oldukları, birleşmeye ilişkin belgelerin tercümesinin dosyaya sunulduğu, hukuken tek bir tüzel kişilik bulunduğu, davalı kurumun Alunef Alüminyum A.Ş.’nin tescilli markalarını gerekçe göstererek başvuruyu kısmen reddetmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.