Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/11334 E. 2021/13470 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11334
KARAR NO : 2021/13470
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, davacının hizmet süresinin tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurularının davalı ve feri müdahil Kurum yönünden esastan reddine, davacı yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı dava dilekçesi ile; davacının davalı …’a ait … Nakliyat ve Emlak isimli iş yerinde 08/02/2012 tarihinde işe başladığını ve 26/10/2014 tarihine kadar kesintisiz olarak büro işlerinde ve eşya taşıma işlerinde çalıştığını, aylık kazancının 2.400,00 TL olduğunu, çalışmasının kuruma bildirilmediğini ve sigorta primlerinin ödenmediğini belirterek davacının davalı işverene ait iş yerinde 08/02/2012- 26/10/2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ve yatırılmayan primlerin işveren tarafından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının cezaevine girmesi nedeniyle davacının vasisi olduğu, aynı zamanda işveren vekili de olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarını kabul etmeyerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince “1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı …’ın 08/02/2012 -26/10/2014 tarihleri arasında davalı …’a ait iş yerinde dönemin asgari ücreti ile hizmet akdi ile çalışmış olduğunun tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince “A-Davalının ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
Davacı …’ın 08/02/2012 -26/10/2014 tarihleri arasında davalı …’a ait iş yerinde dönemin asgari ücreti ile hizmet akdi ile çalışmış olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, davacının prime esas kazancının 2.400,00 TL olduğunu, tanık beyanları ile bunun ispatlandığını, ileri sürerek temyiz Kanun yoluna başvurmuştur.
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, tanık beyanları ile çalışmanın ispat edilemeyeceğini, davacının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurusu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kararın usul ve yasalara uygun olmadığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili dilekçesinde özetle, cevap dilekçesindeki hususları tekrarla, davacının iş veren vekili olduğunu, kendisi ceza evinde iken aynı zamanda vasisi olduğunu, bildirimleri yapmadığını, bu dönemin reddi gerektiğini, vasiliği sırasındaki usulsüz işlemleri nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesinde davanın devam ettiğini ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, davalı …, 20.02.2014- 14.09.2014 tarihler arasında cezaevinde olduğu, bu süreçte davalının davacıya işyeri için vekaletname verdiği, bunun yanında sulh hukuk mahkemesince 14.05.2014 tarihinde davacının, davalı adına vasi tayin edildiği, daha sonra davalının davacı hakkında, işlerin yürütülmesinde usulsüzlük yaptığı ve kendisini zararı uğrattığı iddiasıyla suç duyusunda bulunduğu ve dosya kapsamından ceza yargılamasının mevcut olduğu anlaşımakla, mahkemece kanuni temsil ilişkisi ve hizmet akdi ilişkisi tartışılmadan, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince, davacının tespitini istediği tarih başlangıç tarihi 08.02.2012 ile vasi olarak atandığı tarih olan 14.05.2014 aralığında hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun olup olmadığı saptanmalı, davacının davalı cezaevinde iken, vasi olarak atanması karşısında davacının davalıya ait işyerinde işleri vesayet kapsamında takip edip etmediği araştırılmalı; aralarındaki ilişkinin kanuni temsil ilişkisi mi yoksa hizmet akdi ilişki mi olduğu tartışılıp değerlendirilmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde bu çelişki giderilmeli, dava konusuna ilişkin olan ceza yargılamasının akıbeti araştırılmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.