YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14668
KARAR NO : 2021/14793
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen 11/09/2008 tarihli gerekçeli kararın, sanığın yakalama üzerine duruşma sırasında bildirdiği adres yerine soruşturma aşamasında 13.08.2007 tarihli ifadesi sırasında bildirdiği adresine gönderildiği, tebligatın adresten ayrıldığı gerekçesiyle bila tebliğ iade olunması üzerine, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca aynı adrese tebligat yapıldığı, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması ve sanığın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerektiği, sanığın duruşma sırasında bildirdiği yeni adrese tebligatın gönderilmediği ve sanığın MERNİS adresinin de tespit edilmediği gözetildiğinde, sanığa TK’nın 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine 26/06/2016 tarihinde yaptığı temyiz itirazının süresinde olduğu, temyiz isteminin reddine dair 01.07.2016 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2; 116/1, 151/1. maddelerindeki nitelikli hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, karar tarihi olan 11.09.2008 gününden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.