Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/9303 E. 2021/13886 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9303
KARAR NO : 2021/13886
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 15. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı MNG Kargo Yurtiçi ve … Taşımacılık A.Ş.’deki çalışmasına 22.11.2010 tarihinde başladığını ve iş sözleşmesinin feshedildiği 31.05.2016 tarihine kadar da aralıksız sürdürdüğünü, davacının üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladığını ve daha sonra 2012 yılının Mart ayından itibaren iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar … merkezli Ege Bölge Müdür Yardımcısı olarak çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebeple feshine neden olabilecek herhangi bir davranışı olmadığını, davacıya işi ile ilgili herhangi bir ihtar ya da uyarı yazısı tebliğ edilmediğini, davacının iş sözleşmesinin hiçbir haklı ve geçerli bir sebep gösterilmeden sözlü olarak hukuka aykırı bir şekilde sonlandırıldığını, davacının aylık net 5.623,00 TL maaş aldığını, ayrıca maaşa ek olarak öğlen yemeğinin davalı şirket tarafından karşılandığını ve davalı şirket tarafından davacıya ulaşım için özel araç da tahsis edildiğini, davacının hafta içi saat 07.00’da işe başlayıp saat 21.30-22.00’a kadar, cumartesi günleri de saat 07.00’da işe başlayıp öğlen saat 14.00’a kadar çalıştığını, davacının yapmış olduğu fazla çalışmalarının karşılığının davalı şirket tarafından ödenmediğini, 29 Ekim ve 1 Mayıs hariç diğer resmi tatillerde çalıştığını buna ilişkin ücretin de ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL fazla çalışma ücreti, 100,00 TL genel tatil ücreti alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talep etmiş olduğu fazla mesai ve genel tatil alacağının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu bu sebeple dava tarihi olan 16.08.2016 tarihinden 5 yıl önce 16.08.2011 tarihinden önceki fazla mesai ve genel tatil alacakları için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davalı şirketin … Bölge Müdürlüğünde “müdür yardımcısı” olarak çalıştığını, işletmenin sevk ve idaresini yapmakta yetkili olduğunu, bölge müdür yardımcısının niteliği bakımından değerlendirildiğinde; davalı şirketin Türkiye çapındaki 700’ü aşkın şubesinin denetimi ve koordinasyonu kapsamında açılan Bölge Müdürlüklerinin (işyerinin) tümünün sevk ve idaresinin ve bu bağlamda Bölge Müdürlüğüne bağlı tüm personel ile ilgili işlemlerin Bölge Müdürleri ve yardımcıları tarafından yürütüldüğünü, Bölge Müdürlüğünün tek ve münhasır yöneticisi konumundaki Bölge Müdürü ve yardımcılarının o bölge müdürlüğünün işleyiş ve idaresine ilişkin kararları yürütürken bir yandan da o bölge müdürlüğüne bağlı personelin özlüğüne ilişkin tüm işlemleri de yürüttüklerini, davacının bölge müdürü yardımcısı pozisyonu gereği kendi mesai saatlerini kendisinin ayarlamakta olup aksinin düşünülmesinin mümkün olmadığını, davacının ücreti incelendiğinde de üst düzey yönetici olduğunun anlaşılacağını, davacının çalıştığı işyerinde çalışma saatlerinin hafta içi 5 gün sabah saat 08.30 de başlayıp akşam saat 17.30 da bittiğini, Cumartesi günleri ise sabah saat 8.30 da işe başlayıp ve öğle vakti saat 14.00 de son bulduğunu, günde en az 1,00- 1,30 saat yemek arası olduğunu, en az 15’er dakikadan 2 defa çay molası verildiğini, fazla mesai olduğu zaman ise işçilere ödendiğini, davacının davalı şirkette dini ve milli bayramlarda çalışmadığı gibi çalıştığı zaman ise davacıya ödendiğini , Yargıtay’ın içtihatlarına göre hafta içi ve hafta sonu aralıksız, uzun ve fazla çalışma yapılması, davacının iddia ettiği gibi iş ilişkisinin bulunduğu tüm süre boyunca hiç dinlenmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının bütün maaş bordrolarını kendisinin imzaladığını, hiçbir maaş bordrosuna fazla çalışma ve sair hakları yönünde bir itirazı kayıt koymadığını, Yargıtay uyarınca itirazı kayıt koymadan imzalanan maaş bordrolarından dolayı fazla çalışma ücreti ve sair hakların talep edilemeyeceğini, bu nedenle talep edilen fazla çalışma ücretinin istenmesini kabul etmediklerini, davalı şirket tarafından fazla mesai yapıldığı zaman ise davacıya ödendiğini, dosyaya sunulan maaş bordroları incelendiğinde, fazla mesai alacağı tahakkuku yapıldığını ve davacı tarafından itirazı kayıtsız olarak imzalandığını, davacının fazla mesai alacağının reddini talep ettiklerini, fazla mesainin var olduğunun Mahkemece kabulü halinde, Sayın Mahkemece Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 15.05.2006, tarih ve 2006/12904 esas, 2006/13958 karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 30.11.2003 tarih ve 2003/5611 esas. 2003/18355 karar. sayılı ilamları ve Yargıtay’ın yerleşmiş kararları doğrultusunda bir işçinin üç yıl boyunca hiç aralıksız günde üç saatten fazla çalışma yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun ve Yargıtay’ın yerleşmiş kararları doğrultusunda haftada 18 saatten fazla mesai yapılması halinde mahkemece dikkate alınmamasını talep ettiklerini ve en az %50 hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında verilen karar, taraf vekillerinin başvurusu üzerine yapılan temyiz incelemesi sonrası Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarihli ilamı ile bozulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, taraflar temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece bozma ilamı öncesi fazla çalışma ücreti alacağından %40 oranında uygun indirim yapılmış olup indirim oranı bozma kapsamı dışında bırakılmıştır. Şu halde; indirim oranının bozma öncesinde olduğu gibi %40 olarak uygulanması yerine %30 oranında uygulanması, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir
3-Mahkemece 08.05.2017 tarihli kararda belirtilen hesap tablosu verileri esas alınarak ve davacı tanığı D.İ’nin çalıştığı süre ile sınırlı şekilde fazla çalışma alacağına hükmedilmediği belirtildiği halde 01.01.2016-06.05.2016 tarihleri arası döneme ilişkin hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmış olup söz konusu hesap hatası giderilmek üzere hükmün tekrar bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.