YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8765
KARAR NO : 2021/12808
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4, 119/1-c ve 62. (2 kez) gereğince 2 defa 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2012 tarihli ve 2010/611 Esas, 2012/405 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 9805-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2021 gün ve 2021/25649 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4, 119/1-c ve 62. (2 kez) gereğince 2 defa 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2012 tarihli ve 2010/611 Esas, 2012/405 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/2. maddesinde yer alan, “(Ek fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./28.mad) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun’un 195/1. maddesinde yer alan, “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, atılı suça ilişkin sanığın savunması alınmadan sanığın mahkumiyetine karar vermenin mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’in yokluğunda verilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2012 tarihli kararın sanığın yargılamada tespit edilen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez daha önce usulüne uygun tebligat işlemi icra olunmayan aynı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebligatın usule uygun olmadığı ve 07.06.2012 tarihli mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, (…) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 07.06.2012 tarihli ve 2010/611 Esas ve 2012/405 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.