Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/7899 E. 2021/6991 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7899
KARAR NO : 2021/6991
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı, açmış olduğu boşanma davasının reddedildiğini, mahkemece davalı kadın ve ortak çocukları lehine hükmedilen nafakaları düzenli ödediği halde davalı tarafından tahsili amacıyla ilama dayalı takip başlatıldığını, nafaka borcunun bulunmadığını ileri sürerek, aleyhine başlatılan icra takibinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ve % 20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davacının dava konusu takip tarihi itibariyle 16.014,79 TL davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, fazla ödenen 2.699,25 TL’nin davacıya iadesine, takibe konu alacağın % 20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 72 maddesinin 5.fıkrası uyarınca; “…Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Buna göre; alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması ve takip nedeniyle borçlunun zarara uğramış olması koşullarına bağlanmıştır. Somut olayda Didim Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/342-506 E/K sayılı dosyasında davalı kadın lehine 300,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş olduğu; davalı kadının söz konusu nafakanın tahsili amaçlı Didim İcra Müdürlüğünün 2011/1602 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatmış olduğu; takibin taliki ve iptali için davacı erkek tarafından Didim İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2011/179 esas, 2012/172 karar sayılı dosyası ile açılan davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve süresinde yenilenmemesi sonrası davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleşmiş olduğu, yine davacı erkek ve yakınları tarafından davalının hesabına yapılan ödemelerin nafakadan mahsubunun gerekip gerekmediğinin yargılama sonucu ortaya çıkacak olması sebebiyle, davalının takipte kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.10.2021 (Prş.)