Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/3434 E. 2021/10517 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3434
KARAR NO : 2021/10517
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suça sürüklenen çocuk …, haklarında yaşları nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … ve … ile birlikte müştekiye ait konuta rızasına aykırı olarak gece vakti girmesi şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 119/1-c ve 31/2 maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından, suçların daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağan ve 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre 22/02/1999 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 18/06/2015 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun karar tarihinde on altı yaşında olduğu, CMK’nın 150/2 ve 188/1. madde-fıkralarında yer alan yasal zorunluluk nedeniyle müdafiinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, müdafiin mazeret dilekçesi kabul edilerek duruşma ertelenmeden veya başka bir müdafii de görevlendirilmeden yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca 18/02/2014 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda konut dokunulmazlığını bozma suçundan uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 05/02/2014 tarihinde işlediği hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğuna ilişkin rapor ile yetinilerek eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinde belirtilen “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” koşulunun bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen şekilde “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde yargılamaya konu kasıtlı suçu işlediği” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.