Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/4089 E. 2021/10781 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4089
KARAR NO : 2021/10781
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, … ve …, üst Cumhuriyet savcısı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
17/11/2015 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 18/12/2015 tarihinde temyiz eden üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar …, …, … ve …’ün temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Mahkemece sanıklar … ve … hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde belirtilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesinde yer alan “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca önceki hükümlülüklerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği, yine … Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih ve 2012/6- 1431 esas, 2013/18 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanıkların mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin … Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanıklar … ve … hakkında uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmeleri mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müştekinin sorumlusu olduğu iş yerine ait suça konu inşaat demirlerinin bulunduğu yerin iş yeri eklentisi mi olduğu yoksa açık alan mı olduğu tespit edilerek iş yeri eklentisi niteliğinde olması halinde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu, açık alan olması halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
2- İddianamede 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep edilen sanıklar … ve … hakkında, hüküm kurulurken ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanıklar … ve …’ün adli sicil kayıtlarında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması ve bu kararların kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması, atılı suçun 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinde belirtilen “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” koşulunun bulunmaması ve suçun işlenmesiyle zararın da doğmaması karşısında; sanıklar … ve … hakkında hüküm kurulurken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6 fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçüt değerlendirilmek suretiyle sanıkların tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak hırsızlık suçundan tayin edilen cezaların ertelendiği halde, “sanıklar hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi gereğince hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olan şahıslar hakkında denetim süresince kasıtlı bir suçtan dolayı başka bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Sanık …’ın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, “adli sicil kaydında engel kayıtların bulunması nedeniyle “şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık …’ın cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
5- Sanıklar …, …, … ve … … hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 35/2. maddesi gereğince 3/4 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 7 ay yerine, 1 yıl 2 ay hapis cezasına, devamında aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç ceza olarak 5 ay 25 gün yerine 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
6- Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca birinci fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
7- Sanık …’ın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyetler ile kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin mahkumiyetin bulunması karşısında, bu mahkumiyetlerin tekerrüre esas alınamayacağı, sanık …’ın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas sabıkasının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
8- 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi gereğince, hapis cezaları ertelenen sanıklar … ve …’ün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezaların kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtar edilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde “ertelenen cezaların tamamen infaz edileceğinin ihtarına” şeklinde belirtilmesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
9- Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı ve eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken, yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanıklar … ve …’e SİRAYETİNE, 27/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.