Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/4451 E. 2013/20880 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4451
KARAR NO : 2013/20880
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2010/88-2011/580 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/11/2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av…. ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin murisinin dava dışı bankadan kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak banka tarafından 06.07.2005 başlangıç tarihli 3 yıllık hayat sigorta sözleşmesi yaptırıldığını, kredi taksitlerinin aksaması üzerine banka tarafından kredinin 11.09.2009 tarihinde yeniden yapılandırıldığını ve bu yapılandırma sırasında muris ile 14.09.2009 tarihli hayat sigorta sözleşmesi düzenlendiğini, aslında bu sözleşmenin önceki sözleşmenin devamı olduğu halde yeni bir sözleşme gibi düzenlendiğini, murisin 27.09.2009 tarihinde vefat ettiğini, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, ıslah iler artırılmış olarak 71.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesi yapılırken murisin kanser hastalığını gizlediğini, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesi yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak davacıların murisinin kanser hastalığından vefat ettiği ve bunun da teminat dışı olduğu savunulmuştur.
Somut olayda, davacıların murisinin dava dışı bankadan tüketici kredisi kullandığı ve kredinin teminatı olarak muris için hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, kredi borcunun daha sonra yeniden yapılandırıldığı ve bu yapılandırmadan birkaç gün sonra 14.09.2009 tarihinde banka tarafından murise hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan tarihli poliçede “sigorta öncesinden gelen kanser hastalığına bağlı vefat teminat dışıdır”, ayrıca davacıların murisi tarafından “kanser hastalığımın olmadığını, sigortaya kabul edilmem halinde sigorta sertifikası düzenlenmesini, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğunu bildiğine” ilişkin beyanının yazılı olduğu ve 14.09.2009 tarihinden önce davacıların murisinin akciğer kanseri rahatsızlığının mevcut olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı taraf, kanser rahatsızlığının bankadan ilk kredinin kullanıldığı ve 06.07.2005 başlangıç tarihli poliçenin düzenlendiği tarihte var olmadığını, bu nedenle bu tarihte sigorta şirketinden gizlenmiş bir rahatsızlığın bulunmadığını, dava dışı bankanın kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine kredi borcunun yapılandırması sırasında anılan tarihli poliçenin yürürlükte olduğunu, ancak bu yapılandırmadan birkaç gün sonra bankanın murisin rahatsızlığını öğrenmesi üzerine var olan poliçeye rağmen yeniden poliçe düzenlediğini, oysa bu poliçenin 06.07.2005 tarihli poliçenin devamı olduğunu, bu nedenle vefat tazminatının ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, muris tarafından imzalanmış bulunan 14.09.2009 tarihli poliçedeki murisin beyanı ve poliçede yer alan kanser rahatsızlığının teminat dışı olduğuna ilişkin özel şart göz önüne alındığında, davacıların murisinin bu tarihteki akciğer kanseri rahatsızlığını 14.09.2009 tarihli poliçenin düzenlendiği tarihte gizlediği ve davalı sigorta şirketine bildirmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, vefat tazminatının hayat sigortası teminatı dışında olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.