YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8415
KARAR NO : 2021/22020
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında müşteki …’ye yönelik tehdit ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık …’ın temyiz davası istemi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-1-Sanık … hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibarıyla hükümlerin temyiz edilemez oldukları,
2-Sanık …’in temyiz dilekçesinin, CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinde verilmediği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar … ve …’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
C-Diğer hükümlere yönelik temyiz talepleri gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’a yükletilen müştekiler … ve …’e yönelik tehdit ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a-Tehdit suçu yönünden;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
b-Mala zarar verme suçu yönünden;
Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, mala zarar verme suçundan kurulan hüküm fıkralarından ”TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların”, tehdit suçundan kurulan hüküm fıkrasından ” TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın” çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık hakkında, tehdit suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 29. maddesinin uygulanmasına karşın, mala zarar verme suçu yönünden uygulanmayarak hükümler arasında çelişki oluşturulması,
b-Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.