Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12549 E. 2021/7719 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12549
KARAR NO : 2021/7719
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.05.2021 tarih ve 2021/7907 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2021 tarih ve KYB-2021/69646 sayılı ihbarname ile;
Ruhsatnamede tahrifat yaparak teselsülen kullanmak ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 350/3, 350/2 ve 62. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206/1, 62 ve 52/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli ve 2009/332 esas, 2009/531 sayılı kararının “Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2020/1007 esas, 2020/85 karar sayılı ilamında “…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16.06.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı…” şeklinde belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yargılamanın yenilenmesinin mümkün olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde bulduğu müştekiye ait sürücü belgesi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak aldatma özelliği bulunan belge oluşturduğu, trafik ekiplerince yapılan 4 ayrı denetimde suça konu belgeyi ibraz ettiği ve görevlilerin belgenin sahteliğini tespit edemedikleri, sanığın 4 ayrı zamanda suça konu belgeyi kullanarak memura yalan beyanda bulunduğu ve tahrif edilmiş belgeyi kullandığı gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, … Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 05/01/2021 tarihli ve 2021/06 sayılı uzmanlık raporunda veri tabanına “…” olarak girilen parmak iziyle …’dan alınan parmak izlerinin aynı olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, inceleme konusu dosyaya dair 13.12.2004 tarihinde işlenen atılı suçların sanık tarafından işlenmediği gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; …‘a ait kimlik bilgileriyle hakkında dava açılan ve bu isimle yargılanan sanığın, gerçekte … olduğunun belirlenmesi karşısında; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli, 2009/332 Esas ve 2009/531 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, sanık …‘un CMK‘nin 223/2-b maddesi gereğince BERAATİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.