YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9
KARAR NO : 2021/4891
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.05.2018 gün ve 2015/414 – 2018/508 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.10.2019 gün ve 2018/5222 – 2019/6492 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 12.08.2011 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından verilen taşıma hizmetine istinaden düzenlenen navlun faturalarının bedeli ödenmediğinden davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; davalının takibe yaptığı itirazının iptalini ve alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece verilen 08.04.2014 tarihli ilam ve 11.05.201 tarihli ilamlar ile iki kez icra inkar tazminatının EURO cinsinden tahsiline karar verilmiş bulunmasına, bu yönde tarafların temyiz itirazında bulunmamalarına ve Dairemizce bozma sebebi yapılmamış olmasına, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının içinde icra inkar tazminatına yönelik bir itirazın bulunmamasına ve Dairemizce re’sen göz önüne alınmasını gerektirecek bir hususun olmamasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2- Davacı vekili, taşıma sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün 2012/12606 E. – sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine icra takibi durmuştur. Davacı eldeki dosyada itirazın iptali ile %40 İİT talebinde bulunmuş, yargılama sonucunda mahkemece, itirazın iptali ile %40 oranında 18.030 Euro İİT’ye hükmedilmiştir.
3- Daire heyeti arasında, asıl alacak yönünden itirazın iptaline ilişkin mahkeme kararının onanması gerektiği hususunda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Bununla birlikte, sayın Daire çoğunluğunun İİT’ye döviz cinsinden hüküm olunmasının re’sen bozma sebebi yapılmamasına ilişkin görüşlerine katılmıyoruz. Şöyle ki;
4- Davaya konu dosyada BAM’ların faaliyete geçmesinden önce esas hakkında karar verilmiş ve temyiz incelemesinden de geçmiş olması nedeniyle kanun yolu HMK’nın Geçici 3.maddesi uyarınca 1086 sayılı HUMK’nın 26.09.2004 tarih ve 5236 S. K. ile değişik değişiklik öncesi hükümlerine tabidir.
5- HUMK 439/2’de (HMK 369/1) yer alan “Mahkemei Temyiz iki tarafın iddia ve müdafaatiyle mukayyet olmayıp kanunun sarih maddesine muhalif gördüğü diğer esbaptan dolayı da temyiz olunan kararı nakzedebilir” hükmü uyarınca, Kanun’a açık aykırılık hallerinde Yargıtay temyiz sebepleriyle bağlı olmaksızın mahkeme kararını bozabilecektir.
6- TBK’nın 99 (eBK 83) hükmü uyarınca, “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir”.
7- 2004 S. İİK’nın, “Takip Talebi” başlıklı 58/3 maddesi uyarınca da takip talebinde mutlaka alacağın Türk parası ile miktarının gösterilmesi gerekir. Aynı zorunluluk İİK 60/1 maddesi uyarınca ödeme emri için de geçerlidir.
8- Öğretide de, borcun aslı yabancı para olsa bile mahkemelerce ve icra dairelerince borcun ancak Türk parası ile tahsiline karar verilebilir Diğer bir anlatımla mahkemelerce ve icra dairelerince, yabancı para cinsi alacağın varlığı kabul edilse bile, alacağın yabancı para cinsinden tahsiline karar verilemez. Bununla birlikte yabancı paranın ifa tarihindeki TL karşılığının ödenmesine karar verebilir. İcra Dairesi yabancı parayı tahsil etse bile, bunu Türk parasına çevirerek ödeme yapabilir. (A. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku 16.B., s.602 ; F. Eren, Borçlar Hukuku, 14.B., s.975).
9- Somut olayda, davacı taraf yabancı para cinsinden takip başlatmış ise de, Mahkemece, yabancı para cinsinden 18.030 Euro İİT’ye hüküm olunması birden fazla Kanun’un açık hükmüne aykırı olduğundan ve ayrıca bir başka ülke parasının tahsiline karar verilmesi Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil ettiğinden, bu hususta usulü müktesep hak doğmadığından ve doğması da mümkün olmadığından, kararın İİT’ye ilişkin kısmının RE’SEN bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, mahkeme kararının bu yönden de onanmasına karar veren Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyoruz.