Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3192 E. 2021/4857 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3192
KARAR NO : 2021/4857
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Erbaa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2019 tarih ve 2015/155 E. – 2019/67 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.09.2019 tarih ve 2019/992 E. – 2019/1095 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1-Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 16.09.2019 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 58.800.- TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, davacının, asıl davada 50.000.- TL alacağın davalıdan tahsilini talep ettiği ancak talebinin reddedildiği, birleşen davada 110.000.- TL tutar için menfi tespit isteminde bulunduğu, ancak mahkemece 91.028,68 TL tutar için menfi tespit isteminin kabulüne karar verildiği, 18.971,32 TL için talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacının asıl ve birleşen davada reddedilen taleplerinin, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, asıl ve birleşen davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen davada davalı vekili ise, süresi içerisinde katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur. Ancak davacının temyiz isteminin hükmün temyizi kabil olmadığından reddine karar verildiği gözetildiğinde davalı vekilinin hükmü katılma yoluyla temyizi mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 08.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.