Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/7254 E. 2021/6468 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7254
KARAR NO : 2021/6468
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve 337/1. madde uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının 21/5/2015 tarihli ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakası ile tahsilde tekerrüre esas olmayacak şekilde hükmedildiğinin anlaşılmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Mahalli mahkemenin 2014/91 esas ve 2016/371 karar sayılı ilk kararına karşı davalı kadın tarafından tamamı yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmuş ve Dairemizin 2017/2409 esas ve 2018/12480 karar sayılı ilamıyla hükmün tedbir nafakası ve kadının yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmamış olması yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Daire ilamının birinci bendi ile hüküm sair yönlerden onanmak suretiyle boşanma hükmü kesinleşmiştir. Bozma sonrası dosya kendisine gönderilen mahalli mahkemenin, boşanma hükmü onanarak kesinleştiği halde, yeniden boşanma hükmü kurmuş olması doğru bulunmamıştır. Ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma sebebi yapılmayarak mahkeme kararının bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenle davalının adli yardım talebinin kabulüne (2-b) bendinde gösterilen sebeple mahalli mahkemenin gerekçeli kararının hüküm sonucu bölümünde yer alan “Açılan davanın kabulü ile 1-Trabzon ili Akçaabat ilçesi Kuruçam Mahallesi cilt no: 74, hane no 35, BSN 109’da nüfusa kayıtlı 66160175934 TC kimlik nolu Ali ve Ayşe oğlu Akçaabat 07/04/1985 doğumlu … ile; aynı yer BSN 151’de nüfusa kayıtlı 32843286310 TC kimlik nolu Hüsnü ve Emine kızı Akçaabat 10/11/1966 doğumlu Güner Balcı’nın TMK 166/1 maddesi uyarınca BOŞANMALARINA,” sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Keşinleşen boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına” sözcüklerinin yazılmasına; hükmün bu bölümünün DÜZELTİLEREK, temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (2-a) bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27.09.2021 (Pzt.)