Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/741 E. 2021/5555 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/741
KARAR NO : 2021/5555
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, tarafların babası … … …’un 17.08.2004 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra mirasçıların bir araya gelerek miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, ayrıca tarafların annesi … …’un da 17.10.2009 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce 22.11.2006 tarihli vasiyetname düzenlediğini açıklayarak, 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki işyerinin miras taksim sözleşmesinde özellikleri tanımlanan bölüm mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne … …’a bırakılıp, anne … …’un az yukarıda bahsedilen vasiyetname ile davacıya bıraktığı beyan edilen 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1. katında yer alan dairenin tamamının olmaz ise taşınmazın 1/2 mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne … …’a bırakılan 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 2. katında yer alan dairenin 1/2 mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne … …’a bırakılan 423 ada 1 parselde kayıtlı deponun 1/2 mülkiyetinin vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından dayanılan miras taksim sözleşmesinin doğru olduğunu, ancak 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın arsa olarak görünmesine rağmen üzerinde üç daire ve bir dükkan bulunduğunu, bu taşınmazdaki dairenin davacı adına tescili için kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulması ve miras taksim sözleşmesine göre bu işlemlerin masraflarının taraflarca birlikte karşılanması gerektiğini, davacının bu işlemlerin yapılması için vekil edenine başvurmadığını, bu haliyle vekil edeninin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, miras taksim sözleşmesi ile davacıya bırakılan bir taşınmazın davacı tarafından satıldığını, diğer bir taşınmazın ise kiraya verildiğini, davacının iyiniyetli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, “Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, dosyaya ibraz edilen miras taksim sözleşmesine göre, muristen intikal eden taşınmazlardan, Barbaros Caddesi No:36 adresindeki dükkanın yarısı ile Ünalan Mahallesi Okullar Sokak’ta bulunan daire davacı tarafa isabet ettiğine, davacı tarafça bu taşınmazlardan Ünalan Mahallesi Okullar Sokak’ta bulunan daireye ilişkin olarak bir talepte bulunulmadığına, davalı tarafından miras taksim sözleşmesine dayalı olarak usulünce açılmış bir karşı dava bulunmadığına, tarafların annesi … … tarafından yapılan 22.11.2006 tarihli vasiyetname, Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/21 Esas ve 2010/26 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğine göre, miras taksim sözleşmesine istinaden davacıya bırakılan Barbaros Caddesi No:36 adresindeki dükkanın yarısına yönelik talebin kabulü ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır” gerekçesi ile, Daire’nin 20.06.2019 tarihli ve 2016/13086 Esas, 2019/6223 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kısmen kabulü ile, 225 ada 8 parselde kayıtlı depo/işyeri vasıflı 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına 1/2, davalı adına 1/2 oranında tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava miras taksim sözleşmesine ve vasiyetnameye dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu miras taksim sözleşmesinin incelenmesinden; muristen intikal eden taşınmazlardan, Barbaros Caddesi No:36 adresindeki dükkanın fotoğrafçı …’a bitişik olan taraftaki yarısının davacıya verilmesinin kararlaştırıldığı, sözkonusu dükkanın 225 ada 8 parseldeki dükkan olduğu, dava açıldığı tarihte 8 parsel sayılı taşınmazda henüz kat irtifakı/kat mülkiyeti oluşturulmadığı için sözkonusu dükkanın tek dükkan olarak göründüğü, yargılama sırasında taşınmazda kat mülkiyetinin oluşturulduğu ve zemindeki tek dükkanın, 5 va 6 numaralı bağımsız bölümler şeklinde tadil edilerek tescil edildiği, paylaşımda davacı tarafa isabet eden dükkanın 5 numaralı dükkan olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği anlaşılmakla, 5 numaralı dükkanın tapu kaydının iptali ile tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 1/2 payının davacı adına 1/2 payının ise davalı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.