Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37417 E. 2021/12260 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37417
KARAR NO : 2021/12260
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01.06.2021 tarih ve 2021/8606 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.06.2021 tarih ve KYB-2021/75382 sayılı ihbarname ile;
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti ve tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.01.2020 tarihli ve 2020/1218 soruşturma, 2020/1247 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.02.2021 tarihli ve 2021/324 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müşteki kurum vekili tarafından yapılan şikayette özetle, … adlı şahsın 02/09/2019 tarihinde … isimli temizlik firmasından satın aldığı ve müşteki şirket tarafından üretilen … Baby Pişik Önleyici Krem isimli ürün tüpünde bulunan son kullanma tarihi ve seri numarasının yazılı bulunduğu kısmın kesildiği, kesilen kısmın üzerine sticker şeklinde üretim ve son kullanma tarihinin yapıştırıldığı, tüpün kapak kısmına da yine sticker şeklinde koruma bandı konulduğunun fark edildiği, durum üzerine müşteki firmaya şikayette bulunulduğu, müşteki firma tarafından yapılan kalite araştırması sonucunda, ürün tüpünün son olarak 2017 yılının Haziran ayında üretildiği ve ürünün sonradan yapıştırılan sticker ile 13/01/2018 tarihinde üretildiği izlenimi yaratıldığı, şüpheli firma sahibinin son kullanma tarihi geçmiş ürünü satarak dolandırıcılık ile bozulmuş ve değiştirilmiş ilaç ticareti suçunu işlediğini iddia olunan olayda, son kullanma tarihi geçmiş ürün satmak eyleminin tüketici hukukuna ait ihtilaf niteliğinde olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, müşteki firmanın tüketiciden temin ettiğini belirttiği fiş incelendiğinde, satın alınan ürünün temizlik malzemesi olarak gözüktüğü, soyut iddia dışında şüpheli firmanın söz konusu ürünü sattığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, son kullanma tarihi değiştirilen ürünün … adlı şahıs tarafından satın alınıp alınmadığının tespiti açısından tanık sıfatıyla ifadesine başvurulması, ürünün fiziki olarak bulunup bulunmadığının araştırılması, ürünün fiziki olarak bulunması durumunda bilirkişi raporu alınması, dosyada yer alan 02/09/2019 tarihli fişte temizlik ürün bedeli olarak 29,95 Türk lirasının yazılı olduğu dikkate alınarak … Baby Pişik Önleyici Krem adlı ürünün ilgili tarihteki perakende fiyatının tespiti ile şüpheli firma yetkilerinin ifadesine başvurularak, anılan ürünün firmada satılıp satılmadığının açıklığa kavuşturulması sonucuna göre şüphelinin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.02.2021 tarihli ve 2021/324 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.