YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8999
KARAR NO : 2021/10877
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğunda tefhim edilen karara dair 11.10.2018 tarihli ilk tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince, tebliğ memurunca muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edilmediği anlaşılmakla usulüne uygun olarak ikinci tebligat üzerine sanığın süresinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozmadan sonra yapılan yargılamada hakaret suçundan hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; zamanaşımı süresince bu suçtan mahkemece karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın temyiz incelemesine konu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 3-a maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, sanık hakkında Sarıoğlan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2014/28 numaralı iddianame ile sanığın TCK’nin 125/1-4 maddelerinden de cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/8. maddesinin ”Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.